YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12119
KARAR NO : 2013/3212
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin ihale ve sözleşmelere uygun olarak fatura kesip davalıya ilaç teslim ettiğini, davalının ise ilaç bedellerini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL asıl alacağın faizi ile, 2.000 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare ıslah ile asıl alacağı 1.292.522,75 TL’ye, işlemiş faiz alacağını da 7.341,23 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, 5018 sayılı Kanunun 34. maddesi ile ihale şartnamesinin 13/2. maddesinde yer alan “nakit durumu müsait olduğunda gerekli ödemeler yapılır.” hükmü gereği ödemelerin yapıldığını, alacağın henüz muaccel hale gelmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; asıl alacağın yargılama sırasında ödendiği, bozma ilamı doğrultusunda yalnızca faiz açısından inceleme yapıldığı, taraflar arasındaki ihale sözleşmelerinde 180 ve 90 günlük süreler öngörülmüş ise de, davacının 20.05.2008 tarihli atifet mehli niteliğindeki ihtarı ile davalının bu ihtarda belirtilen 3 günlük süre nedeniyle 27.05.2008 tarihinde temerrüde düştüğü, alınan bilirkişi ek raporu ile davacının dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 122.001,38 TL olduğu, bu miktar talebin çok üzerinde olup ıslahın 1 kez yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.341,23 TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı davalıya satılıp teslim edilen ilaç bedellerinin tahsili için iş bu davayı açarak ıslah ile davalıdan 1.292.522,75 TL. asıl alacak ile 7.341,23 TL. işlemiş faiz alacağına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamından önce kurulan hükümde, yargılama aşamasında asıl alacağın ödendiği, asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl alacağa ilişkin dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm bu yönüyle kesinleşmiştir. Dairemiz bozma ilamından sonra faiz açısından yeniden inceleme yapılarak hüküm kurulmuş ise de, davalının asıl alacak miktarını ödemeyerek dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek konusuz kalan asıl alacak talebine ilişkin davacı yararına hüküm tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi hükümlerine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.