YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12146
KARAR NO : 2012/18764
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili …’ın bir süre önce … İnş. ve Mak. San. Ltd. Şti.’ye davalı ile olan müşterek borçları nedeniyle 27.000,00 TL tutarında bir senet verdiğini, senedin vadesi geldiğinde müvekkilinin, davalıya 18.250,00 TL verdiğini, davalının da geri kalan miktarı tamamlayarak alacaklı şirkete ödeme yaptığını ve senet aslını alacaklıdan teslim aldığını, senedin ön yüzünde her ne kadar davalının ismi yazılı değilse bile borçlu olarak imzasının bulunduğunu, davalının bir süre sonra senedin arka yüzüne kendi imzasını atarak müvekkili hakkında ihtiyati haciz ve kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibi başlattığını, teminat yatırma imkanları olmadığından takip konusu parayı ödemek zorunda kaldıklarını, İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları şikayet üzerine takibin iptal edildiğini, bunun üzerine kendilerinin de haksız tahsil edilen parayı alabilmek için ilamsız takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacının iptal edilen takipte ödediği 31.825,00 TL’yi davalıdan tahsil etmek için ilamsız icra takibi başlattığı, başlatılan bu takibe davalının itiraz ettiği ve takibin durduğu, bunun üzerine davacı tarafın eldeki itirazın iptali davasını açtığı; iptal edilen icra takibinde borçlu olmadığı parayı cebri icra tehdidi altında ödediğini iddia eden davacının, şartları varsa, İİK’nın 72/7. maddesi uyarınca cebri icra tehdidi altında ödediği paranın kendisine geri verilmesi için istirdat davası açabileceği, elde usulünce açılmış bir istirdat davasının bulunmadığı gerekçesiyle davacının itirazın iptaline yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacı aleyhine 10.11.2009 tarihinde, 09.10.2009 vadeli 27.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak takibe geçilmiş, ödeme emri borçluya 16.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu 26.11.2009 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmeden önce takip konusu borcu icra dosyasına ödemiştir. Takip borçlusu … ödeme emri tebliğinden sonra süresinde 21.12.2009 tarihinde icra takibine itiraz ederek icra takibinin iptalini istemiştir. İcra Mahkemesinin 22.04.2011 tarihli kararı ile 2009/1431 sayılı icra takibinin iptaline karar verilmiş, bu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 08.03.2012 tarih, 2011/21486 esas, 2012/6898 karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Takip borçlusu 22.12.2011 tarihli dava dilekçesi ile icra takibinin icra mahkemesince iptal edildiğini, bu nedenle davalıya ödenen paranın iade edilmesi gerektiğini, bu amaçla 15.12.2011 tarihinde takibe geçtiğini, davalı borçlunun (…) takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali davası açmıştır.
İİK’nın 72/7. maddesine göre takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. İstirdat davasının açılabilmesi için borçlunun borçlu olmadığı parayı cebri icra tehdidi altında … olması gerekir. Borçlunun takibe itiraz etmemesi veya itirazının kaldırılmasından sonra cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalması durumunda yaptığı ödeme cebri icra tehdidi altında yapılmış bir ödeme olarak kabul edilir.
İcra takibinden sonra ancak ödeme emrinin tebliğinden önce yapılan ödeme İİK’nın 72/7. maddesi kapsamında kabul edilen bir ödeme niteliğinde değildir. Bu durumda borçlu ödediği parayı İİK’nın 72/7. maddesine değil, BK’nın 62 (TBK m. 78) maddesine göre geri isteyebilir. İcra takibi İcra Mahkemesi’nin kararı ile iptal edildiğinden bu kararın verildiği 22.04.2011 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı takip yapabileceği gibi alacak davası da açılabilir.
Davacı … 15.12.2011 tarihinde takibe geçerek zamanaşımını kesmiş ve yeni 1 yıllık zamanaşımı süresi başlatmıştır. Bu takiple ilgili itirazın iptali davası 22.12.2011 tarihinde açıldığına göre dava, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içerisinde açılmıştır. Mahkemece bu yönler gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile davanın usulden reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.