Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12190 E. 2012/18768 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12190
KARAR NO : 2012/18768
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; fırıncılık yapan müvekkilinin, dava dışı . Gıda Ltd. Şti.’den yıllardır un aldığını, alışveriş kapsamında keşide ettiği 10.06.2008 tanzim, 10.08.2008 vade tarihli ve 6.840,00 TL bedelli bonoyla ilgili olarak … 2. Noterliği kanalıyla 13.08.2008 tarihinde protesto gönderilmesi üzerine, 03.10.2008 tarihinde makbuz karşılığında lehtar şirket temsilcisine senet bedelini ödediğini, ancak senedi vadesinden önce ciro yoluyla devralan davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu belirterek takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; TTK’nın 599. maddesi uyarınca ödeme makbuzlarının iyi niyetli 3. kişi durumundaki müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, öte yandan aralarında un satışına bağlı olarak ticari ilişki bulunan dava dışı bono lehtarı . Gıda Ltd. Şti. aleyhine alacaklarının tahsili amacıyla takipler yaptığını belirterek davanın reddine ve davacının % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı yanca, davalı hakkında kötü niyet iddiasında bulunulmuş ise de, davalı ile dava dışı lehtar şirket arasında süre gelen bir ticari ilişki bulunduğu, takibe konu senedin bu kapsamda ve vadeden önce davalıya verildiği olgularının bilirkişi raporuyla çekişmesiz olduğu, vade tarihinden uzun zaman geçtikten sonra takip yapılmasının kötü niyeti ispat bakımından tek başına yeterli görülmediği, senedin bedelsiz kaldığı yönündeki ve davacı ile dava dışı lehtar şirket arasındaki ilişkiyi ifade eden kişisel nitelikteki ödeme definin, 3. kişi durumunda olan davalıya karşı yöneltilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, öte yandan takibin durdurulması yönünde davalı aleyhine verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığı, dolayısıyla alacağın geç tahsili gibi bir durumun söz konusu olmadığı göz önünde bulundurularak, davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.