YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12279
KARAR NO : 2013/4320
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de tebligat giderleri yatırılmadığından bu isteğin reddiyle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının göndereceği demirli mangan cevheri için 110.665,00 TL ödeme yapıldığını ancak davalının gönderdiği demirli mangan cevherinin aradaki şifahi sözleşmede belirtilen evsaf ve kıymete sahip olmayıp, herhangi bir ekonomik değer taşımadığını, bu nedenle müvekkili tarafından malın kabul edilmediğini, avans olarak gönderilen paranın talebe rağmen iade edilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 08.02.2011 havale tarihli dilekçesi ile ıslah taleplerinin kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmeden doğan 146.438,62 TL müspet zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, Adıyaman mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, sözleşmeye aykırı mal verildiği iddiasının doğru olmadığını, malın tesliminden yaklaşık iki yıl sonra hiçbir ihtar çekilmeden madenin bozuk olduğu bahanesiyle dava açılmasının davacının kötüniyetini ortaya koyduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre satışa konu madenin davalı tarafından 16.04.2008 tarihi ile 29.04.2008 tarihleri arasında tesliminin gerçekleştiği, davacının 17.04.2009 tarihinde teslim edilen mallar üzerinde analizler yaptırdığı ve 29.04.2008 tarihli rapor ile sözleşme konusu madenin ekonomik değerinin olmadığının tespit edildiği ve bu tarih itibariyle malın ayıplı olduğunun davacı tarafından öğrenildiği, davacının süresi içinde yaptığı bir ayıp ihbarının bulunmadığı, ayıbın öğrenildiği tarih ile takip arasında yaklaşık 15 aylık bir sürenin bulunduğu, davacının satılan madeni ayıpları ile birlikte kabul etmiş sayılacağı ayıplı ifa nedeniyle uğranıldığı iddia edilen müspet zararın tazmini bakımından da ayıp ihbarının gerçekleştirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.