YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12354
KARAR NO : 2013/5847
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilince 11.08.2010 tarihi itibariyle cari hesabın kat edilerek davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak sonuç alamadıklarını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların 2005 yılından bu yana bayilik sistemi ile çalıştıklarını, müvekkilinin Trakya bölgesinde davacının ürünlerinin tanıtım ve satımı işini üstlendiğini, davacı şirketin isteği üzerine … ve …’da şube açtıklarını, bu arada davacının Tekirdağ’da bulunan bir alışveriş merkezinde de şube açmasını müvekkilinden istediğini, müvekkilinin ekonomik nedenlerle bu isteğe olumlu yaklaşmadığını ancak davacının ısrarı üzerine, bir yıl içerisinde oluşacak zararın karşılanması koşuluyla bu teklifi kabul ettiğini, Temmuz 2009 itibariyle müvekkilinin zararının 64.000 TL olması üzerine davacıdan bu zararın karşılanmasını istediğini, davacının ise toplamda 46.359 TL zararı karşılayacağını mail yoluyla yapılan yazışmalarda belirttiklerini, ancak davacının bu tutarı da ödemediğini davacının mail yoluyla yapılan yazışmada da gönderilen cari hesap ekstrelerinde bu tutarın düşürülmüş olduğunu, öte yandan bu bedelin dışında davalıya (5) adet de toplam 82.897,77 TL tutarlı çekler verdiklerini, bunun dışında cari hesaptan kalan 8.145,05 TL için ise 08.02.2011 tarihli 8.145,05 TL meblağlı bir adet çeki davacıya verdiklerini, bu şekildeki ödemelerle cari hesabın tamamen kapatıldığını, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnamede çeklerin verildiğini kabul ettiğini, verilen çeklerden bu gün itibariyle vadesi gelenlerden 68.530 TL’nin de ödendiğini, kalan çeklerin de vadesi geldiğinde ödenecek olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, 11.08.2010 tarihi itibariyle davalının 137.401,82 TL borcundan dolayı davacının cari hesap ilişkisini kat ettiği, icra takibi yapıldığı tarih itibariyle davalının söz konusu ettiği çeklerin ödenmediği, icra takibinden sonra davalının ödediği çek bedelleri toplamının 91.042,82 TL olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 46.359 TL zararın davacı tarafından karşılanacağı şeklindeki savunmadan kaynaklandığı, davalının bu savunmasını kanıtlayamadığı, gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, takibin 46.359 TL üzerinden devamına, davacı tarafın diğer taleplerinin reddine, alacağın likit olmadığı ve kötüniyet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle de tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının satın aldığı mal bedelini ödemediği iddiasıyla işbu itirazın iptali davasını açmış, yapılan takibin dayanağını ise cari hesap alacağı olarak göstermiştir.
Davalı yan ise, mal alındığını, alınan mal bedellerinden davacının elektronik posta ile ödemeyi üstlendiği zarar bedeli mahsup edildikten sonra kalanı için ileri tarihli çekler verildiğini davacının buna rağmen ödenen 1. çek bedeli de dahil olmak üzere elektronik postalarla ödemeyi taahhüt ettiği miktarı da dahil ederek takip yaptığını savunmuştur.
Dosya içeriğinde taraflar arasında yazılı bir bayilik sözleşmesi bulunmasa da sözlü olarak yapılan anlaşma gereğince davalının açtığı dükkanlarda davacıya ait malları satmakta olduğu, alınan mal karşılığı da ileri tarihli çekler verildiği anlaşılmaktadır. Nitekim davalı yanın verdiği çeklerin bir tanesinin takipten sonra ancak davadan önce diğerlerinin de yargılama sırasında ödenmiş olduğu dosya içeriği ile sabittir.
Uyuşmazlık, davalının savunmasında ileri sürdüğü, davalının Tekirdağ’da bulunan … Alışveriş merkezindeki açtığı dükkanından kaynaklanan zararların davacı tarafça karşılanıp karşılanmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı yan, bu savunmasını ispat noktasında karşılıklı olarak gönderilmiş elektronik postalara dayanmıştır. Davalı yanın sunduğu üzerinde tarih olarak “Mon, 3 Aug 2009” yazan elektronik postada “ … ile ilgili zarar fatura edilme programını aşağıda geçiyorum… Eylül- 5000 TL Ekim-10,000 TL, Kasım-10,000 TL, Aralık-15,000, Ocak-6,359 TL” Yine, “28 Oct 2009” yazan elektronik postada “… Birinci sene zararı yaklaşık 30-45,000 TL civarıdır, ben verdiğim sözün her zaman arkasındayımdır… dolayısı ile 1. sene zararında arkanızda olmuş alacağım…” Yine “29 Oct 2009” yazan elektronik postada “… 4. ben karşılıksız olarak sizin 1 senelik verdiğim zarar rakamını karşılamayı taahhüt etmiştim…” Davacı yan yukarıda ayrıntıları verilen ve dosyaya sunulan elektronik postaların kendileri tarafından gönderilmediği veya sahte olduğu iddiasında bulunmamıştır. Alınan bilirkişi raporu ve mahkemece gerekçesinde söz konusu elektronik postalarla ilgili yeterli bir açıklama bulunmamaktadır.
Bu durumda yapılması gereken iş, sözkonusu elektronik postalar üzerinde durulup, bunların davacı yanı bağlayıcılığı noktasının karar yerinde tartışılıp gerekçelerini de gösterip karar vermekten ibarettir. Mahkemece anılan bu yönler üzerinde yeterince durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.