YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12357
KARAR NO : 2012/19067
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında 17.12.2004 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve 13.01.2005 tarihli protokol imzalandığını,13.01.2005 tarihli protokolün 8. maddesi gereğince davalının sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren her yıl 1500 m3 olmak üzere akaryakıt satın almayı, eksik alınan her m3 akaryakıt için 30 USD ceza ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının 2005,2006, 2007 yıllarında toplam 4.500 m3 akaryakıt almayı taahhüt ettiği halde toplam 1.370 m3 akaryakıt aldığını, 3.130 m3 eksik alım yaptığından her m3 için 30 USD ceza miktarı üzerinden toplam 93.900 USD ceza ödemesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 USD’nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesine göre faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında 13.01.2005 tarihli sözleşmenin yapılmadığını, müvekkil ile davacı arasında 17.12.2004 tarihli sözleşme ve 23.11.2004 tarihli protokolün imzalandığını, bu protokolde de yıllık 1.500 m3 değil, bayilik sözleşmesinin geçerli olduğu sürede 1.500 m3 alma taahhüdü öngörüldüğünü, ayrıca davacının satışı teşvik amacıyla çalışma ve desteklerde bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalı arasında Bayilik Sözleşmesi ile bu sözleşmeye istinaden 13.01.2005 tarihli protokolün imzalandığı, sözkonusu protokol’ün 8.maddesinde her yıl 1.500 m3 akaryakıt almayı ve noksan alımlarda her m3 başına 30 ABD Doları ceza ödemeyi davalının taahhüt ettiği, ticari ilişkinin kurulduğu tarihten itibaren 2005,2006,2007 yıllarında davalının taahhüt edilen miktarda akaryakıt almadığının bilirkişi raporunda belirlendiği, davacının sözleşmenin kurulduğu andan itibaren davalının noksan mal almasına zımnen muvafakat ettiği, davacının sözleşmeyi fesih etme hakkı da dahil olmak üzere diğer önlemleri alması gerekirken 2008 yılına kadar bekleyerek noksan akaryakıt alınmasına ses çıkarmadığı, davalının şirket gelir durumu nedeniyle cezai şartın aleyhine kabul edilmesi durumunda mahfına neden olacağının bilirkişi tarafından da belirlendiği, davacı kısmi dava açmışsa da talep edilen cezai şartın ödenmesi
durumunda dahi davalının mahfına neden olacağı, özellikle sözleşmenin başından itibaren noksan alımların bilinmesi ve buna ses çıkarılmaması nedeniyle davacının sözleşmeye dayalı olarak cezai şart talep etmesinin MK ‘nun 2. maddesinde ön görülen iyi niyetten kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 17.12.2004 günlü, 5 yıllık süreli bayilik sözleşmesinin imzalanmış olduğu, keza 13.01.2005 günlü protokolün de imza altına alınmış olduğu, anılan protokolün 8. maddesinde ”bayi işbu protokolün 1. maddesinde bahis edilen bayilik sözleşmesinin geçerli olduğu sürede akaryakıt ürünlerinden (kurşunsuz benzin, süper benzin ve motorin) beher yıl başına en az 1500 (bin beşyüz)metreküp DELTA’dan satın almayı kabul ve taahhüt etmiştir. Bu taahhüdün yerine getirilmeyen beher metreküpü için BAYİ DELTA’ya 30 USD (otuz Amerikan Doları) ceza ödemeyi ve … bu protokolün 3. maddesinde bahis edilen teminatların sözkonusu ceza-i şart için kullanılacağını şimdiden kabul ve taahhüt eder” hükmünü içermektedir. Bayi davalı sözleşme süresi sona ermeden her yıl için belirlenen akaryakıtın eksik kalanını tamamlama imkanına sahiptir. Bu nedenle 5 yıllık sözleşme süresi dolmadan 04.09.2008 tarihinde bu dava ile kotanın doldurulmadığından bahisle ceza-i şart talep edilmesii mümkün değildir.
Mahkemece açıklanan bu gerekçeyle davanın reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamakta ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmez. Hükmün HUMK 438/son maddesi gereğince gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.