Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1243 E. 2012/3599 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1243
KARAR NO : 2012/3599
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen davacı vekili ile hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı ile dava dışı … … arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yanca dava dışı alıcıya satılan parkelerin bedeline karşılık toplam 28.000 TL. tutarlı beş adet çekin hatır çeki şeklinde müvekkilince davalıya teslim edildiğini sonrasında dava dışı alıcının hapse girmesi üzerine, müvekkiliyle davalı arasında akdedilen anlaşma uyarınca çeklerin iadesi karşılığında malların teslim edildiğini, davalının malları teslim aldığı halde çekleri iade etmediği gibi dört adedini de bankaya ibraz etmiş bulunduğunu belirterek toplam 28.000 TL. tutarlı beş adet çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca teslim edilen parkelerin başka bir soruşturma kapsamında suça konu mallar olduğu gerekçesiyle müvekkilinden alınarak yediemine teslim edilmesi üzerine satıma konu malların müvekkiline teslim olunmadığının anlaşıldığını ve bu nedenle çeklerin tahsil edilmek istendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında davalının satmış olduğu ürünleri eksiksiz şekilde teslim aldığının saptanmış bulunması karşısında davalının sonradan bu ürünlerin satıma konu ürünler olmadığı yönündeki savunması basiretli bir iş adamından beklenilmeyecek bir davranış olup, hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davalıdan alınarak yediemine teslim edilen ürünlerin davacı yanca, davalıya teslim edilen ürünler olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacı yana keşide edilen toplam 28.000 TL. tutarındaki beş adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 10.11.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilinin buna karşılık sunmuş olduğu katılma yoluyla temyiz dilekçesinin HUMK’nun 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 25.11.2010 tarihinde temyiz defterine kaydedildiği ve temyiz harcının yatırıldığı görülmektedir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.