Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12496 E. 2012/19092 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12496
KARAR NO : 2012/19092
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin, işyeri için davalı şirketten beyaz eşya alımı konusunda davalıyla anlaştığını, davalı şirketle daha önce de mal alışverişleri olduğundan anlaşmanın sözlü olarak yapıldığını, buna istinaden davalı şirkete beş adet çek ve altı adet de senet verdiğini, eşyaların çek ve senetlerin verilmesinden sonra teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak anlaşmanın yapılmasından sonra bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen malların müvekkiline ulaştırılmadığını, bahse konu senetlerden üç adedinin icra takibine konu edildiğini, davalı tarafın elinde bulunan diğer çekler ve senetlerin tahsil edilmeye çalışılması ihtimalinin de bulunduğunu belirterek, çekler ve senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya bakmakla yetkili mahkemenin müvekkilinin bulunduğu yer olan … Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının asılsız olduğunu, her ne kadar taraflar arasında yazılı bir bayiilik sözleşmesi yok ise de, sürekli mal alımına dayalı bir ticari ilişki olduğunu, buna istinaden davacıdan teminat ipoteği dahi alınmış olduğunu, ticari ilişkiye dair tüm faturaların irsaliyeli fatura olduğunu ve fatura konusu malların davacının …’ da bulunan adreslerine teslim edildiğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine dava değerinin %40′ ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, esas dava ve birleşen davaların kabulü ile, davaya konu beş adet çek ve altı adet senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacı yararına kötüniyet tazminatına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı beş adet çekten ve altı adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Kural olarak çek verilmesi borcun tasfiyesine yönelik olup avans olarak verildiğini iddia eden ispat etmelidir. Bonolarda ihdas nedeni malen olup bu kayıt malın teslim edildiğine karinedir. Aksini, yani malı almadığını iddia eden ispat etmelidir. Bilirkişinin 10.09.2009 tarihli raporundaki kayıtlara göre çek ve senetlerin mal teslim alınmadan davalıya verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı, davacıya çek ve senetlerin bedeli kadar mal teslim ettiğini kanıtlamalıdır. Davalı tarafından ibraz edilen sevk irsaliyelerinde davacının imzasının bulunması halinde bu malların davacıya teslim edildiği
kabul edilmelidir. Aynı şekilde sevk irsaliyesinde imza bulunmasa bile davacı defterlerinde kayıtlı faturalara konu malların da davacıya teslim edildiği kabul edilmelidir. Davalı, bilirkişi raporuna itirazında davacı tarafından vergi dairesine verilen beyannamelerin de istenip bu yönde inceleme yapılması gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece bu yönler gözetilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan yönler gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.