Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12598 E. 2012/19083 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12598
KARAR NO : 2012/19083
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili;davalı tarafından … 2. İcra Müdürlüğünün 2009/5596 esas sayılı icra dosyası üzerinden takip yapıldığını, dosya üzerinden çıkarılan ödeme emrinin muhtara usulsüz olarak tebliği edildikten sonra haciz ve muhafaza işlemine başlandığını, daha sonra takip dosyası ile ilgili olarak tarafların biraraya gelerek düzenledikleri 24/11/2009 sözleşme ve 25/11/2009 tarihli belge ile takibe konu borcun herşey dahil olmak üzere toplam 500.000 TL olduğu kabul edilerek uzlaşma sağlandığını, ve bu çerçevede söz konusu icra takibinden feragat edildiğini, buna rağmen davalının, davacıya verdiği 10.000 TL’lik senetin kendisine iade edilmediğinden ve davalı vekilinin vekalet ücretinin ödenmediğinden bahisle söz konusu takibe yeniden devam etmek istediğini, söz konusu talebin mükerrer olduğunu ileri sürerek dava ve icra dosyasına konu borç yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine ve %40 icra tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında yapılan 17/03/2007 tarihli sözleşme ile davacının Piroğlu isimli işletmelerinin davalıya devredilmesinin kararlaştırıldığını ve bu çerçevede davalı tarafça söz konusu işletme bedellerinin davacıya ödenmesine rağmen işletmelerin davalıya devrinin gerçekleştirilmediğini, buna bağlı olarak davalının ödediği bedellerin tahsili yönünden dava konusu icra dosyası üzerinden takip yapıldığını, her ne kadar taraflar arasında icra dosyasına konu takip yönünden 24/11/2009 tarihli sözleşme yapılmış ise de, davacı tarafın sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini ve sözleşmede belirtilen şekilde ödemelerine bağlı kalınmadığını, ayrıca söz konusu icra dosyasından feragat edilmediğini, sadece davacının sözleşme edimlerini yerine getirebilmesi için bir kısım hacizlerin kaldırıldığını, davacı tarafın davalıya borcunun devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; aynı ilişkiye yönelik olarak … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen ve 12/12/2011 tarihinde kesinleşen, 22/09/2010 tarihli 2010/246 esas, 2010/372 karar sayılı kararın gerekçesinde taraflar arasında düzenlenen 24/11/2009 tarihli ve taraflar arasında ihtilafsız olan sözleşmenin 1.ve 8. Maddeleri ile bu sözleşmeden önceki icra takiplerinin hükümsüz kalacağı, davacının (…) 500.000 TL dışında borcunun
kalmadığının açıkça belirtildiği, taraflar arasında yapılan lahmacun dükkanlarının devri amacıyla taraflar arasında çıkan ihtilaflar sonucunda nihai olarak 24/11/2009 tarihli sözleşme ile 350.000 TL’lik senedin bedelsiz kaldığının kararlaştırıldığı gerekçesiyle 350.000 TL’lik bono sebebiyle davacı …’ın davalı …’ya borcunun olmadığının tespitine karar verildiği, bu kararın eldeki dava yönünden kesin delil niteliğinde olduğu, davalının isticvaben alınan beyanı, kesin delil kapsamında kalan sözleşme içeriği ve bu sözleşmede öngörülen senet bedelleri, davalı tarafından verilen “…’da olan 10.00 TL bedelli senedimi …’dan aldım” şeklindeki belge, taraflar arasında söz konusu olabilecek ve dosya kapsamına yansıyan bütün tarihlere göre bu belgede belirtildiği gibi 10 TL için belge düzenlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, taraflar arasındaki bütün ilişkiler, kesin delil ve dosya kapsamıa birlikte değerlendirildiğinde söz konusu belgenin 10.000 TL için düzenlenmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine icra tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.