YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12748
KARAR NO : 2012/18751
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2010 yılının ilk yarısında toptan ürün alıp, bu ürünlerin bir kısmını sattığını bir kısmının ise tarihlerinin geçmiş olması nedeniyle iade faturaları düzenleyerek davalıya verdiğini ancak davalı şirketin iade edilen malların bedelini keşide ederken ihtarnameye rağmen ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin .distribütörü olduğunu, gıda toptancılığı piyasasında aracı pozisyonunda olan bakkal, market türü yerleri maddi olarak korumaya yönelik ve tüketiciye taze ürün sunmaya yönelik son kullanma tarihi geçen ürünleri iade faturaları ile geri alınıp tazeleri ile değiştirildiğini bu amaçla 15.12.2010 tarihli toplam 2,148,81 TL bedelli faturalar ile son kullanma tarihi geçen ürünlerin alınarak yenilerinin verilmek istendiğini, davacının yeni ürünleri henüz belirlemediğini birkaç gün sonra belirleyeceğini söylemesi üzerine o gün için yeni ürünler verilemediğini, davacı daha sonra yeni ürün almak istemediğini, nakit ödeme yapılmasını istediğini bildirdiğini bu talebin yerine getirilemeyeceğinin ihtarla bildirilmesi üzerine davacının icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece iddia savunma,toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacıya satılan ve tarihi geçmiş 15.12.2010 tarihli faturalara konu toplam 2.148.81 TL değerindeki ürünün davalı tarafından iade alındığı ve 311.25 TL fiyat farkı faturası düzenlendiğinin ihtilafsız olduğu davacının takip ve davaya konu 10.07.2010 tarihli 270,52 TL ve 419,23 TL bedelli iade tutarlarına konu malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.1-5219 Sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 5236 Sayılı Kanunun 19. maddesiyle HUMK’a eklenen ek madde 4’te öngörülen yeniden değerleme amacı dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690,00 TL dir.Davacı, reddedilen 689,75 TL yönünden hükmü temyiz ettiğinden hüküm, davacı yönünden kesin niteliktedir.Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ¾ sayılı içtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.