YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12842
KARAR NO : 2012/18756
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ancak taraflar arasında akdedilen 10.07.2009 tarihli protokol içeriğine göre ödeme ve feragat nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını, senede dayalı takipte bakiye alacak 5.800 TL olmasına rağmen 200,00 TL fazladan talep edilerek 6.000 TL olarak istendiğini iddia ederek öncelikle bakiye alacağın 5.800 TL olduğunun tespiti ile borçlu tarafından verilen yazılı belge içeriğine göre borçlu olmadıklarının tespitine, davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davayı kabul etmediğini, davacının yanın 31.04.2009 vadeli 10.800 TL bedelli senedi süresinde ödemediğini, iki ay sonra aynı bedelli bir teminat senedi daha verdiğini ve 31.04.2009 tarihli senet karşılığı 4.800 TL gönderildiğini, parayı getirenin davacı şirket temsilcisinin oğlunun yazdığı yazıyı imzaladığını, sadece senede karşılık 5.000 TL aldığına dair beyanda bulunduğunu, yazının yanlış yazıldığını, davacı iddialarını kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece takip konusunun, davacı tarafından keşide edilen 25.04.2008 tanzim, 30.04.2009 ödeme tarihli 10.800 TL bedelli bono bakiyesi olup, senedin kambiyo vasfına ve imzaya itiraz olmadığını, davacının davasına dayanak yaptığı 10.07,2009 tarihli davalının imzaladığı belgede, 31.04.2009 tarihli senede karşılık 5.000 TL ve 30.07.2009 tarihli 10.800 TL karşılığı nakden tahsilat yapıldığı ve senedin dava dışı … Supur adına tanzim edildiği belirtilmiş olup, takip konusu bononun tarihleri ve senet lehdarının farklı olduğu bu nedenle sözkonusu belgenin takip konusu senet ile ilgili ibraname yerine geçmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı, hatırlatılan yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.