YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12845
KARAR NO : 2012/18495
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının lehdar müvekkilinin keşideci olarak yer aldığı 10.000 TL tutarlı bonolara dayalı şekilde aleyhine takip yapılmış ise de bu bonoların müvekkiline zorla imzalattırıldığını taraflar arasında bir ilişki bulunmadığı gibi buna rağmen bono bedellerinin davalı ve davadışı kişilere ödendiğini belirterek bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında ıslah dilekçesi sunarak üç adet bononun toplam 10.800 TL bedelli olduğunu bildirmiş ve anılan tutardan borçlu bulunmadığına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacı iddialarının doğru olmadığını, senetlerin zorla imzalatılmadığı gibi davacının ödemede bulunmadığını ve ayrıca borcunu ikrara yönelik 21.09.2007 tarihli protokolü akdettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davalı tarafın alacağının kaynağını protokollere dayandırmış olup delil olarak sunduğu 30.09.2007 tarihli protokoldeki imzanın davacıya ait olmadığının saptandığı ispat yükü üzerinde bulunan davalının alacağının varlığını gösterir başkaca belge sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne 10.800 TL tutarlı toplam üç adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, koşulların oluşmadığından davacı yanın tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu edilen üç adet toplam 10.800 TL tutarlı bonolar ve davadışı 38.000 TL tutarlı çeklere dayalı şekilde davalı yanca davacı aleyhine takibe geçilmesi sonrasında taraflar arasında akdedilen 21.09.2007 tarihli protokol ile icra dosyasına konu borca karşılık sekiz adet toplam 61.000 TL bedelli çeklerin davacı yanca davalıya teslim edildiği anlaşılmakta olup bu protokolün geçerli bulunduğu tarafların kabulündedir. Daha sona yine taraflar arasında imzalandığı davalı yanca ileri sürülen 30.09.2007 tarihli 2. protokol kapsamında ise birinci protokolle davalıya teslim edilen çeklerin davacı yanca ödenmeden geri alınıp bu kez 56.000 TL tutarlı yedi adedinin davalıdan satın alınan akaryakıt bedeli ve cari hesap borcuna karşılık tekrar davalıya teslim edildiği görülmektedir. Davacı tarafın ikinci protokoldeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası üzerine mahkemece dayanak prokotol üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak imzanın davacıya ait olmadığı saptanmış ise de; icra dosyası borcuna karşılık düzenlenen çeklerin halen davalı elinde bulunması nedeniyle davalının ikinci protokole göre mal teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olmadığı ve bu durum karşısında davacı yanın ödeme iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu gözetilmeksizin ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.