YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12899
KARAR NO : 2013/3530
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin emlak komisyoncusu olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında davalıya ait taşınmazın satışı hususunda 14.02.2009 tarihli satışa aracılık yetki sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin yapılacak işleme ait bilgiler kısmında satış bedelinin 2.650.000,00 TL, tellaliye hizmet bedelinin %3 + KDV olarak belirlendiğini, sözleşmenin 21.12.2009 tarihinde başladığı ve 90 gün devam edeceğinin kararlaştırıldığını, yine yetkililer başlıklı maddesinde “sözleşme ile verilen yetkiyle mal sahibinin gayrimenkul ile ilgili olarak kendisine gelen tüm başvuruları … Lidere bildirmeyi, böyle kişi ve kuruluşlara taşınmazın satışı halinde tellaliye ücretini Remax Lidere ödemeyi kabul eder” düzenlemesinin bulunduğunu, davalı yanın tellaliye sözleşmesine aykırı hareket ettiğini ve taşınmazı sözleşmede öngörülen süre dolmadan müvekkili şirketi devre dışı bırakmak suretiyle sattığını, bu nedenle müvekkilinin tellaliye ücretinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek davanın reddine ve %40’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında tellaliye sözleşmesine konu taşınmazın davalı tarafça, davacı tarafın bilgisi dışında dava dışı Mertsan …Ltd. Şti.’ye satıldığı, davacı tellalın satış öncesi satışın gerçekleştirilmesi amacıyla çeşitli faaliyetlerde bulunduğunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, sözleşmenin 3. maddesine göre mal sahibi davalının sözleşme süresi içerisinde kendisine gelen başvuruları davacıya bildirmek ve taşınmazın satışı halinde de tellaliye ücretini ödemekle yükümlü olduğu, her ne kadar davalı taraf fatura keşide edilmediğinden KDV istenemeyeceğini beyan etmişse de, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre KDV istenebilmesi için fatura düzenlenmesinin şart olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 76.110,00 TL’lik kısmına yapılan itirazın iptaline, alacak likit olup takibe haksız itiraz edildiğinden %40 icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.