YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13089
KARAR NO : 2013/3543
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; 12/02/2008-18/02/2008 tarihleri arasında müvekkil şirket çalışanı tarafından Kuzey Irak’ta bulunan davalıya ait indüksiyon ocağı için servis hizmeti verildiğini, bu hizmet karşılığında düzenlenen 6.436,90 TL bedelli faturanın davalı şirkete gönderildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; alacaklıya takibe konu 387,04 TL bedelli fatura nedeniyle borcunun olduğunu, fakat 6.436,90 TL bedelli diğer fatura ile ilgili belirtilen miktarda borcunun olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; İİK’nın 62/4 maddesine göre borca kısmen itiraz edildiğinde itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılacağı, somut olayda davalının takibe kısmen itiraz ettiği, ancak itiraz ettiği miktarı açıkça göstermediği, bu nedenle takibin davalı yönünden kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu vekili itiraz dilekçesinde 14/06/2007 tarihli 387,04 TL bedelli fatura ile ilgili borcunu kabul etmiş, 6.436,90 TL bedelli 18/02/2008 tarihli fatura ile ilgili borca itiraz etmiştir. Bu durumda kısmi itiraz 6.436,90 TL’ye ilişkin olup usulüne uygun bulunduğundan mahkemece bu kısım yönünden işin esasına girilerek tarafların delilleri toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.