Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13128 E. 2012/18002 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13128
KARAR NO : 2012/18002
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

Davacı … TAŞ. vek.Av…. ile davalılar 1-… 2-… 3-… …vek.Av…. arasında görülen dava hakkında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 29.12.2011 gün ve 23/544 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 14.06.2012 gün ve 3594/10165 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.06.2012 günlü kararı ile onanmış olup, bu karara karşı davacı vekilinin karar düzeltme istemi ile yeniden yapılan inceleme sonucu;
Dava, davacı banka ile dava dışı …Giyim Tekstil San.Tic.A.Ş.arasında davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefaletleriyle imzalanan genel kredi taahhütnamelerine istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine, davalı kefiller aleyhine Eskişehir 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/6471 sayılı takip dosyası ile genel haciz yolu ile girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılardan …, dava dışı …Giyim Tekstil San Tic.A.Ş.’ye davacı banka tarafından açılmış ve açılacak kredilerden dolayı doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere taşınmazına (3.)derecede ipotek tesis ettiği, bu ipotek tesisinden önce ise kendisinin şahsen bankadan kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere yine banka lehine (1). ve (2). derecede ipotekler tesis ettiği, …’ün aynı zamanda yukarıda adı geçen şirketin banka ile imzaladığı kredi sözleşmelerinde diğer davalılarla birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacı bankanın …’ün şahsi borcundan kaynaklanan alacağının tahsili için aleyhine (1.) ve (2.) dereceden tesis ettiği ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile Eskişehir 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5461 ve 2009/6573 sayılı dosyaları ile takibe başladığı, dava dışı şirketin borcu için ise, teminat olarak tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile aynı icra müdürlüğünün 2009/6472 sayılı dosyası ile asıl borçlu şirket ile ipotek veren … aleyhine ipoteği paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başladığı, içlerinde …’ünde bulunduğu davalılar aleyhine dava dışı şirket ile imzalanan genel kredi taahhütnnamelerine müşterek borçlu ve müteselsil kefaletleri nedeniyle aynı icra müdürlüğünün 2009/6471 sayılı dosyası ile icra takibine başladığı, ipoteklere konu taşınmazın 05.11.2010 günü icra marifetiyle 514.500,00 TL’ye satıldığı, satım sonunda tahsil olunan para ile …’ün şahsi borcundan dolayı aleyhine girişilen icra dosyalarının (2009/5461 ve 2009/6573 nolu) infaz olunup, kalan 282.054,60 TL’nin ise 30.11.2010 günü 2009/6472 nolu icra dosyasına ödendiği, iş bu davaya konu 2009/6471 sayılı icra dosyasına herhangi bir paranın gelmediği, bu dosyaya başkaca bir ödemede de bulunulmadığı dosya içeriği ile sabittir.
İİK’nun 45.maddesinde; “rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir” hükmü yer almakta olup, bu hüküm kendi kefalet borcu için ipotek vermeyen kefiller için uygulanmaz. Kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Asıl borçludan davanın devamı sırasında yapılan kısmı tahsilat davalı kefillerin kefalet limitleri ve temerrütleri tutarından fazla dahi olsa borcun tamamı ödenmediğinde kefillerin sorumluluğu açıklanan ilkeler doğrultusunda devam eder.
Somut olayda, …’ün taşınmazına (3.) derecede tesis ettiği ipoteği kefaletinin teminatı olmak üzere tesis etmediği, dava dışı şirketin bankaya olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere yani 3.kişi ipoteği olarak tesis ettiğinin anlaşıldığı, ayrıca icra tikibine itiraz eden davalı kefillerin Hiçbir ödemelerinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile takip tarihi itibariyle dava dışı asıl borçlu şirketin ve kefil davalıların borçlu oldukları tutarın belirlenmesi yapılan ödeme ile asıl borçlu şirketin borçunun sona erip ermediğinin sona ermişse kalan borç tutarının belirlenmesinden sonra bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekirken, ilamda yazılı gerekçelerle onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.06.2012 gün, 2012/3594 Esas, 2012/10165 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.