Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13177 E. 2012/19207 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13177
KARAR NO : 2012/19207
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı …’in dava dışı bankadan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandığını, davalı …’in de kredi sözleşmesini borçlu sıfatıyla imzaladığını, müvekkillerden .’ın krediye kefil olduğunu, diğer müvekkili .’ın ise kredi borcunun teminatı olarak taşınmazı üzerinde dava dışı banka lehine ipotek tesis ettiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, zor durumda kalan müvekkillerinin evlerini satarak haricen banka ile anlaşıp 75.000 TL ödeme yaptıklarını, söz konusu tutarın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, müvekkili … ile davacı …’ın “… Kafe Restorant” isimli … yerinin ortağı olduklarını, temin edilen kredinin müşterek işletmede kullanıldığını, bu durumun kayıtlar incelendiğinde görülecek olduğunu, bakiye borçların halen müvekkillerince ödenmekte olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı … ile davalı …’in . İnş. Ltd. Şti.’nin ortakları olduğu ve kullanılan kredinin şirket borçlarının ödenmesinde kullanıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.Dava dışı. AŞ. Tarafından davalı … ile davacı . aleyhine 10.12.2007 tarihli ipotek akit tablosuna dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, davalı …’ın kredi sözleşmesinin borçlusu, davacı .’ın ise ipotek veren 3.kişi olduğu, yapılan bu takip üzerine alacaklı bankaya 75.000 TL ödenip takip dosyalarının kapatılmış olduğu dosya içeriği ile sabittir. Yine dosyada bulunan kredi sözleşmesinden davacı … ile davalı …’in kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri oldukları da ihtilafsızdır.Kredi sözleşmesinde 3.şahıs konumunda olan davacı . davalı …’in bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak taşınmazı üzerinde 3.kişi ipoteği tesis etmiştir.Mahkemece, yazılan müzekkereye … … Bankası Şubesince verilen 16.06.2010 günlü cevabi yazıda ise, krediler ve takiplerden bahsedilip 75.000 TL bedelin davacılarca ödendiği bildirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, mahkemece öncelikle 75.000 TL.lik ödemenin kim tarafından yapıldığı hususu üzerinde titizlikle durularak şayet bu ödemenin davacılarca yapıldığı sonucuna varılırsa hangi davacının ne miktar ödemede bulunduğu saptanıp bu saptamadan sonra kredi borçlusunun yanında kredinin müteselsil kefili olan …’e rücu imkanının bulunup bulunmadığının üzerinde de durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.