Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13182 E. 2012/17012 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13182
KARAR NO : 2012/17012
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R -ürlüğü yazısından da anlaşılacağı üzere resen müvekkili adına yapıldığını, bu tarihe kadar tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisinin müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin vergi borcunu elden davacıya verdiğini, davacının da vergi borcunu ödedikten sonra makbuzunu müvekkiline ilettiğini, davacının müvekkiline teslim etmediği alındı makbuzları ile müvekkili aleyhine haksız yere takip başlattığını, müvekkilinin usulüne uygun temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz talebinin de yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 30.06.2008 tarihine kadar olan dönemde dava konusu aracın tescilinin davacı adına olduğu, vergi ödemelerinin davacı tarafından yapıldığı, vergi makbuzlarının asıllarının davacı tarafından dosyaya sunulduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaliyle takibin kaldığı yerden devamına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinin sonuç kısmında itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği halde harca esas değer olarak toplam takip miktarını göstermeyip takipteki asıl alacak miktarını göstermiştir. Mahkeme kararının gerekçe kısmında asıl alacak miktarı 2.980.61 TL için itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi gerektiği denildiği halde, hüküm kısmında ise “davanın kabulüne davalının itirazının iptaliyle takibin kaldığı yerden devamına …” şeklinde denilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması usule aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir. Öte yandan, davacı vekiline dava dilekçesi açıklattırılarak, şayet itirazın iptali ve takibin devamı isteniyorsa buna göre tüm takip tutarı üzerinden yatırılması gereken eksik harcın tamamlattırılması gerekirken harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesi kabule göre doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.