Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13234 E. 2012/18796 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13234
KARAR NO : 2012/18796
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, çekte cirosu bulunan davacı şirkete ait imzanın yetkisi sona ermiş temsilciye ait olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, davacı şirketin ticari mümessili olan . tarafından çekin davacı şirket adına cirolandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekin bankaya ibraz edildiği tarihte davacının ticari mümessili .t’ın azline ilişkin üçüncü kişilere yapılmış herhangi bir ilanın bulunmadığı, bu nedenle ticari mümessilin atmış olduğu imzadan dolayı davacı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HMK’nun Geçici 3’üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içeriğinden mahkemece, davacının tedbir isteminin kabulü ile 13.2.2008 tarihinde icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine kararı verildiği ve teminatın da dosyaya yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı alacaklı lehine İİK’nun 72/4 hükmü uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacı borçlunun kötü niyetli olmasının anılan kanun hükmünde bir koşul olarak da öngörülmediği gözetilmeden, davalı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.