YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13266
KARAR NO : 2013/2062
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında 22.07.2009 tarihli Distribütörlük ve Acentalık (Tek Satıcılık) sözleşmesi akdedildiğini, davalının 31.10.2009 tarihinden itibaren siparişlere cevap vermeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, davalının müvekkili devre dışı bırakarak 3. şahıslara mal sattığının tespit edildiğini ve davalının başka bir firma kurup bizzat dağıtım yapmaya başlayarak sözkonusu sözleşmeyi fiilen bitirdiğini belirterek, şimdilik kaydıyla 150.000,00.-TL komisyon alacağı, 50.000,00 TL haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi zarar alacağı ve 49.500,00 TL manevi zarar alacağı olmak üzere toplam 249.500,00.-TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girmesinin davalı tarafından belirlenecek teminatın davacı tarafından yatırılması taliki şartına bağlandığını, sözleşmenin 2. maddesinde düzenlenen taliki şart yerine getirilmediğinden sözleşmenin hiç yürürlüğe girmediğini, taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesinin olduğu varsayılsa bile davacının borçlarını yerine getirmemesi nedeniyle, müvekkilinin davacı borcunu yerine getirinceye kadar BK’nun 81. maddesi gereğince ödemezlik definden yararlanarak mal tesliminden kaçınma hakkı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalının belli bir aşamadan sonra davacı distribütöre mal vermeyi keserek sözleşmeyi askıya alması ve bunu da davacı şirkete noter ihtarı ile bildirmesinin sözleşmenin eylemli feshi olarak değerlendirildiği, davalı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı ticari ilişki nedeniyle davacı şirketin kendisine ödenmeyen borçlarının biriktiğini, bu nedenle bu hususun protokole bağlanıp, borç miktarı 749.500,00.-TL tutarında davacı şirket tarafından kendilerine 31.12.2009 tanzim ve 27.05.2010 vade tarihli senet düzenlenip verildiğini, bu senedi de icra takibine konu ettiklerini ileri sürdüğü, davacının söz konusu belge ile ilgili isticvap davetiyesine icabet etmeyişi, davacı vekilince bu konuda gerek belgeye gerekse alacağa ilişkin karşı konulmaması nedeniyle davacı şirketin bu ticari ilişkiden dolayı davalıya bu miktar borçlu bulunduğu sonucuna varıldığı, dolayısıyla da davalının BK’nun 81. maddesi kapsamında usulünce temerrüte de düşürdüğü davacıya mal vermemekte ve sözleşmeyi eylemli olarak feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.