Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13309 E. 2013/2068 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13309
KARAR NO : 2013/2068
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ümraniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin cari hesap alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, cari hesap ilişkisinden doğan para borcunun götürülecek borç niteliğinde olduğunu ve HUMK’nun 10. maddesi ve BK’nun 73. maddesi uyarınca da para borcunun alacaklının ikametgahında ödeneceği kuralına göre müvekkili şirket adresinin bulunduğu yer olan Ümraniye mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/7482 esas sayılı takip dosyasında borcun esasına ilişkin itirazlarını tekrar ettiklerini, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında mal satımına veya teslimine ilişkin herhangi bir ticari alışveriş veya sözleşme yapılmadığı gibi müvekkili şirkete herhangi bir mal veya fatura da teslim edilmediğini, bu sebeple müvekkili şirketin de borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporunda ticari defterlerin davacı taraf lehine delil kudretine haiz olduğu değerlendirilmiş ise de, yapılan ilamsız icra takibi ve ikame edilen davanın cari hesap ilişkisine ve 3 adet açık faturaya dayandırılmakta olduğu, sevk irsaliyelerinde belirtilen emtiaların davalı tarafa tesliminin ve davalı şirket adına düzenlenen açık faturaların tebliğinin kanıtlanması gerektiği, davalı tarafça, şirketlerine herhangi bir fatura veya bu faturaya dayanan bir malın teslim edilmediği bildirilerek borcun tamamına itiraz edilmiş ise de tarafların tacir olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması sebebiyle, TTK’nun 86. hükmü gözetilerek borcu olmadığını öne süren davalının da bu def’ini kanıtlaması gerektiği, davacı şirketin adresinin bulunduğu Ümraniye Mahkemeleri ile İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu, bu sebeple davalının yetki itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlunun yetkiye ve borca yapmış olduğu itirazların iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı taraf takibe kötü niyetli itiraz etmiş olduğundan asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya satılan mal bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış, davalı taraf borca ve icra müdürlüğünün yetkilisine itirazda bulunmuştur.
TBK’nun 207.maddesi uyarınca davacı satıcının mal teslimini kanıtlaması gerekir. Davacı mahkemeye altında teslim alan imzaları bulunan bir kısım irsaliyeli faturalar sunmuş, mahkeme bu imzaların davalı yetkilisine ait olduğunu kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Sunulan irsaliyelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda davalı isticvap edilerek ve taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.