YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13361
KARAR NO : 2013/10406
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleşen karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-davalı vek. Av. … ile davalı-davacı vek. Av. …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı arasında imzalanan … filtre yedek parçalarının satımı konusunda imzalanan 14.08.2010 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen fatura içeriği malın 02.10.2010 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise; taraflar arasında kesin vadeli bir satım sözleşmesi ve müvekkilinin bağlayıcı bir sipariş onay formunun bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davacının malın teslimini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, davacını TTK’nın 25/3. maddesinde düzenlenen yasal süreler içinde ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili asıl davada; müvekkili şirketin davacı-satıcıya 25.08.2010 tarihli sipariş onayı ile sipariş ettiği bir kısım malzemenin, söz konusu sipariş onayı örneğinde belirlenen süre içinde teslim edilmediği halde sipariş tutarından 10.000 TL. Ön ödemenin banka çeki ile yapıldığını, davacının ise 30 günlük gecikme ile malzemeleri teslim ettiğini, müvekkilinin malın geç teslimi nedeniyle idareye yaptığı iş karşılığında düzenlenen hak ediş alacağından kesinti yapıldığını ve ayrıca işçilere de 15 günlük ilave işçilik, konaklama yemek vs .giderleri ödemek zorunda kaldığını, müvekkilince davacıya işi geç ve ayıplı teslim ettiğine dair bildirimlerde bulunulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiş, birleşen davada ise müvekkilinin davacının malzemeyi geç tesliminden doğan zararının şimdilik 15.000 TL.lik nin davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davada davacının takip dayanağı yaptığı 04/08/2010 tarihli sözleşme çerçevesinde satımını taahhüt ettiği malzemeyi davalıya 02/10/2010 tarihinde teslim ettiği, davalının 10.000,00 TL’lik ödemesinin düşümü ile davacı satıcının 16.874,50 TL bakiye alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra takip dosyasına vaki itirazının 16.874,50 TL asıl alacak üzerinden iptaline, bu tutara dava tarihi olan 09.11.2010 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine, hükmedilen asıl alacağın %40’ı üzerinden hesaplanan 6.749,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada ise somut olayda davalı alıcı malları teslim alma tarihi olan 02/10/2010 tarihinden itibaren belirlenen sürelerde tacirler arasındaki usule göre ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı gibi, davacı alacaklının takibine kadar bu savunmasını dile getirmediği, bu nedenle de ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, davalı alıcının eksik ifa iddiasına ise kabulündeki 20/10/2010 tarihli tutanak ve davacının faturasının kendi defterinde kayıtlı olduğu gözetilerek itibar edilmediği, ve davalı-alıcının zarara uğradığı iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dosya davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosya davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-davalı yararına takdir edilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalı-davacıdan alınarak davacı-davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.