YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13440
KARAR NO : 2012/15389
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen İşçi Tedarikine İlişkin Sözleşme gereğince davalının 01.09.2009 tarihli 2739 nolu 3.150-TL bedelli faturayı peşin ödediğini, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü davalının yerine getirmediğini, davalı aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3292 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ortağı … 20.10.2010 tarihli celsede söz alarak, sözleşmenin … ile imzalandığını beyan etmiştir.
Dairemizin 08/12/2011 tarih, 2011/4949 esas ve 2011/15515 karar sayılı bozma ilamına uyma kararı üzerine yapılan yargılama neticesinde; mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın 21.08.2009 tarihli İşçi Tedarikine İlişkin Sözleşmeden kaynaklanmakta olduğu, sözleşmenin davalı şirket ile dava dışı … arasında imzalanmasına rağmen, icra takibinin davacı … A.Ş tarafından başlatıldığı ve davanın da bu şirket tarafından açıldığı, davacının sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle bu sözleşmeye dayanarak dava açmasının mümkün olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 21.08.2009 tarihli sözleşmenin davalı şirketle dava dışı … arasında imzalanması nedeni ile davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan davalı tarafından düzenlenen 01.09.2009 tarihli faturanın davacı adına düzenlendiğinden davalı tarafından, davacının anılan sözleşmede davacının taraf olduğunu benimsediği, bu nedenle davacının dava açmakla, aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyeti bulunması nedeniyle yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.