Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13541 E. 2013/2514 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13541
KARAR NO : 2013/2514
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme devam ederken 5510 sayılı yasada değişiklik yapıldığını, buna göre sigortalı çalıştıran özel sektör işverenlerinin malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacağının hüküm altına alındığını, yayınlanan ilgili tebliğde ise %5’lik farkın fiyat farkı hesaplamasına ilişkin sözleşme hükümlerinde değerlendirileceğinin hüküm altına alındığını,bu tebliğde belirlenen şartların kendileri için söz konusu olmadığını, ancak davalı idarenin hazinece karşılanan %5’lik destek ve teşvik payının istihkaklardan kesileceği hususunu müvekkiline tebliğ ettiğini, müvekkilinin sıkıntıya düşmesi nedeniyle kesintilerin istihkaklarından yapılmasına rıza göstermek zorunda kaldığını,ancak davalının bu uygulamasının kanuna aykırı olduğunu, istihkaklarından yapılan bu kesintilerin tahsili amacıyla davalı idare hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; söz konusu kanun değişikliği sonrası yayınlanan tebliğde hazine tarafından karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasında uygulanan tip idari şartname ve tip sözleşmede de söz konusu kesintinin yapılacağının belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin amacının işverenin desteklenmesi suretiyle işsizliğin azaltılması olduğu, tebliğlerin kanuna aykırı olamayacağı, bunun yanında davalının usulen temerrüde düşürülmediği, ayrıca henüz tahsil edilmemiş alacak için KDV talebinde bulunulamayacağı, bu nedenle takibin 52.618,66 TL üzerinden devam etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu aleyhindeki icra takibine karşı hem icra dairesinin yetkisi hem de borç yönünden itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece İİK 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan ve icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.