YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13628
KARAR NO : 2013/2052
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan Akaryakıt Bayiilik Sözleşmesi’nin eki niteliğinde olan taahhütname uyarınca davalı şirketin sözleşme süresince belirli miktarda ürünü tüketiciye satmayı, satışı yapılamayan ürün için cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı şirketin 13.05.2003-15.04.2008 tarihleri arasında satış taahhüdünü yerine getirmediğini, müvekkilinin 67.985,00 USD kârdan mahrum kaldığını belirterek mahrum kalınan kârın şimdilik 20.000,00 USD’lik kısmının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmediğini, Rekabet Kurulu’nun kararı gereği sona erdiğini, 2003 yılından bu yana cezai şart ve kâr mahrumiyeti talebinde bulunmayan davacının bu karardan sonra müvekkil şirketi yeni sözleşme imzalamaya zorlamak için bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan Akaryakıt Bayiilik Sözleşmesi’nin 16.04.2008 tarihinde uyumlaştırılarak 5 yıl süreli yeni bir sözleşme imzalandığını, davalı şirketin 18.09.2010 tarihinde başka bir dağıtım firması ile anlaşması sonucu sözleşmenin öngörülen tarihten önce sona erdiğini, sözleşmenin 10 yıl süreceği düşünülerek müvekkili tarafından ciddi yatırımlar yapıldığını, bayiilik hizmet bedeli olarak davalıya ödenen bedelin sözleşmenin geçersiz olan kısmına tekabül eden miktarının ve kurumsal kimlik giydirme bedelinin müvekkiline iadesinin gerektiğini, diğer davalının da sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu belirterek 33.768,00 USD kurumsal kimlik giydirme bedeli ve 38.548,00 TL bayilik hizmet bedelinden şimdilik 20.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili; sözleşmenin Rekabet Kurulu kararı ile sona erdiğini, müvekkil şirketin kusurunun olmadığını, davacının kötüniyetli davranarak müvekkil şirketin başka bir firma ile çalışmasına neden olduğunu, kurumsal kimlik giydirme bedeli ile ilgili istasyon yenileme sözleşmesindeki boşluğun daha sonra davacı tarafça doldurulduğunu, ayrıca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle alacak iddiasını ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; asıl davada davalının sözleşmenin eki olan taahhütnameye göre asgari alım taahhüdünde bulunduğu, ancak 13.05.2003-12.05.2004 ve 13.05.2007-13.05.2008 döneminde taahhüdünün altında ürün aldığı, davacının bu nedenle 67.985,40 USD kârdan mahrum kaldığı, bunun yanında birleşen davada davacının bayiilik sözleşmesinin 10 yıl süreceği inancıyla gerek ticari defter ve kayıtlarına ve gerekse 3 adet faturaya istinaden sözleşme hizmet bedeli olarak davalı şirkete 150.000,00 TL ödeme yaptığı, bunun sözleşmenin geçersiz olduğu kısmına tekabül eden tutarı 38.548,00 TL’nin davacıya iadesinin gerektiği, ayrıca davalı şirkete ödenen 33.768,97 TL kurumsal kimlik giydirme bedelinin de sözleşme uyarınca davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında 13.05.2003 tarihli Akaryakıt Bayiilik Sözleşmesi imzalanmış, aynı tarihli ”Re’sen Taahhütname” başlıklı belgede bayiinin her yıl 1500 m3 ürün satacağı, eksik satılan ürün için kâr kaybı tutarının cezai şart olarak ödeneceği, bayiilik sözleşmesi süresi içinde üst üste iki yıl taahhüt edilen miktarda mal satılamaması halinde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceği hükme bağlanmıştır.
Taraflar 16.04.2008 tarihli yeni bir Akaryakıt Bayiilik Sözleşmesi imzalamışlar, bu sözleşmenin 18.09.2010 tarihinde fiilen sona erdirildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı asıl davada 13.05.2003 tarihinden 15.04.2008 tarihine kadar geçen zaman diliminde taahhütnamede öngörülenden eksik mal satıldığını ileri sürerek kâr mahrumiyeti talep etmiştir. Bilirkişi raporunda davalının 13.05.2003-12.05.2004 döneminde 364 m3, 13.04.2007-13.05.2008 döneminde 368 m3 eksik ürün sattığı tespit edilmiştir. Davalı 13.05.2003-12.05.2004 döneminde eksik ürün satmasına rağmen davacı davalıdan herhangi bir talepte bulunmamış, 13.05.2007-13.05.2008 döneminde eksik ürün satılmasına rağmen davacı taahhütname ve sözleşmede yer alan hükümler uyarınca davalıdan herhangi bir talepte bulunmadığı gibi 16.04.2008 tarihinde yeni bir sözleşme imzalamıştır. İkinci sözleşme süresi içerisinde sözleşmenin fiilen sona erdirildiği tarihe kadar davacı tarafından davalıdan kâr mahrumiyeti ve cezai şart talep edilmemiştir. İlk sözleşmede yer alan asgari alım taahhüdüne uyulmamasına rağmen yeni sözleşme imzalayan ve önceki sözleşmeden doğan haklarını saklı tutmayan davacı davalıdan kâr mahrumiyeti ve cezai şart talep edilemeyeceği konusunda haklı bir güven yaratmıştır. Mahkemece bu yönler gözetilerek asıl davadaki davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.