Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1368 E. 2012/11469 K. 10.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1368
KARAR NO : 2012/11469
KARAR TARİHİ : 10.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan … tarafından duruşmalı davalı … tarafından ve diğer davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan … ile … gelmiş, diğer davalı ve davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan …’yı tüm işlemlerini yürütmesi için 15.01.2009 tarihinde vekil tayin ettiğini, 18.05.2009 tarihinde azlettiğini, azil işleminden sonra diğer davalılarla birlikte muvazaalı olarak 20.01.2009 tanzim ve 30.04.2009 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli senet düzenlendiğini, davalı …’in ise senedi takibe koyduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takibe konu senet nedeniyle 30.000,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 30.09.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 270.000,00 TL artırmıştır.
Davalı …, davacının vekili sıfatıyla ve davacının işlerini yürütmek amacıyla davalı …’dan borç para aldığını, karşılığında senedi verdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı …, dava konusu senedi davacının vekili davalı …’ya verdiği borç para karşılığı aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, tam yetkili vekil tarafından düzenlenen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu senet davalı … tarafından, davacının vekili sıfatıyla tanzim edilerek davalı …’a verildiği, BK’nun 388. maddesi’nin 3. fıkrası gereğince vekilin müvekkili adına kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için vekaletnamesinde bu hususta özel yetkisinin bulunmasının zorunlu olduğu, vekilin özel yetkisi olmaksızın düzenlediği bononun vekil edeni bağlamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.