Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13817 E. 2013/4709 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13817
KARAR NO : 2013/4709
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-karşı davalı vekili; davalı-karşı davacılar … ve …’a ait taşınmaz üzerinde, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren müvekkil şirket lehine 25.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin peşin ödendiğini, söz konusu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun işletmeciliğinin de bayiilik anlaşması ile davalı-karşı davacı şirkete verildiğini, söz konusu istasyonun faaliyetinin geliştirilmesi amacıyla yatırımlar yapıldığını, ayrıca finansal destek ödemelerinde bulunulduğunu, Rekabet Kurulu’nun 12.03.2009 tarihli genel bildiriminde 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin süreleri ne olursa olsun yapıldıkları tarihten itibaren beş yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceğinin belirtildiğini, ayrıca beş yılı aşan süreler bakımından sözleşmelerin yasak sözleşme kapsamında değerlendirileceğinin bildirildiğini, buna göre taraflar arasında imzalanan sözleşmenin beş yılı aşan süresinin geçersiz kılındığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı-karşı davacılara ödenen intifa hakkı bedeli, yatırım bedelleri ve finansal destek bedellerinin geçersiz kılınan süreye tekabül eden kısmının toplam bedeli olan 2.868.977,00 TL’nin davalı-karşı davacılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu, ayrıca davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, bunun yanında intifa hakkı işletmeciliğinin müvekkili şirkete devredildiğini, gerçek kişi olan müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, Rekabet Kurulu’nun ilgili bildirimi ve sair kararları hakkında Danıştay’da iptal davaları açıldığını, davaların sonuçlanmadığını, bu nedenle davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, ayrıca rekabet yasağı ihlalinin davacı-karşı davalının sorumluluğunda olduğunu, davacı-karşı davalının uyarlama sürecini gözardı ettiğini, davacı-karşı davalının mevzuata göre sözleşmenin 5 yılı aşan kısmının geçersiz olacağını bile bile müvekkillerini 12 yıllık sözleşme yapmaya zorladığını, davanın haksız olduğunu, ayrıca bu süreçte müvekkillerinin de zarara uğradığını belirterek asıl davanın reddini ayrıca takas-mahsup taleplerinin kabulünü ve sözleşmelerin 5 yıla indirilmesi şeklinde uyarlanmasını, aksi halde feshini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alındığında davalı-karşı davacı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığı, davanın taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğine dayanılarak açıldığı dikkate alındığında husumet itirazının haklı olmadığı, davanın 12.03.2009 tarihli bildirisi üzerine 1 yıl geçmeden açıldığı, dolayısıyla davalı – karşı davacı tarafın zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı, sözleşmesel ilişkinin başlangıçtaki koşullarla devam ettiği, Rekabet Kurulu’nun ilgili tebliği ve 12.03.2009 tarihli bildirisinin sözleşmenin başlangıçtaki koşullarla devam etmesine veya tarafların ikili anlaşmalar yapmalarına engel olmadığı, tarafların sözleşmenin koşullarını değiştirici mahiyette bir irade açıklaması veya fiili bir uygulaması olmaksızın bireysel olarak tüm taahhütleri yerine getirdiği aşamada sebepsiz iktisap oluşturacak şekilde edimler arasındaki dengenin davacı-karşı davalı aleyhine bozulduğundan bahsedilemeyeceği, davacı-karşı davalının sebepsiz iktisap kurallarına dayanarak bu aşamada dava açmakta hukuki bir menfaati bulunmadığı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı – karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı tarafın karşı davadaki talebi yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ. Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.