Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13939 E. 2013/4066 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13939
KARAR NO : 2013/4066
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkil şirketin 30.06.2010 tarihinde davalı şirketten 0 km araç satın aldığını, bir süre sonra vites değiştirirken diferansiyelden vurma sesi gelmesi üzerine ertesi gün 23.10.2010 tarihinde yetkili servise götürdüğünü, vurma sesinin aks istavrav dişlilerinden geldiğinin söylendiğini, daha sonra yine vites değişiminde ve ayrıca kalkışlarda ses gelmesi üzerine 23.11.2010 tarihinde satıcı firmanın kendi servisine götürdüğünü, kendisine üretim hatası olduğunun, genel merkezle görüşülerek kendilerine bilgi verileceğinin söylendiğini, bilgi verilmemesi üzerine davalıya ve ithalatçı firma Temsa Şirketi’ne gizli ayıp nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesi talebini içeren 07.12.2010 tarihli ihtarname gönderildiğini, Temsa’nın gönderdiği ihtarname ile aracı incelettirmediklerinden bahisle iddialarının doğru olmadığını savunduğunu, bunun üzerine aracın 12.01.2011 tarihinde davalı şirketin kendi servisine teslim edildiğini, ancak sorun hakkında kendilerine bilgi verilmemesi üzerine davalıya ve Temsa Şirketi’ne 31.01.2011 tarihli ihtarname gönderilerek aracın tesliminin ve teknik sorun ile çözümünün taraflarına bildirilmesinin istendiğini,ancak hiçbir bilgi verilmediğini, bunun üzerine aracın servisten teslim alındığını ve mahkeme vasıtasıyla tespit yaptırıldığını, tespit bilirkişi raporu ile araçta üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğunun tespit edildiğini, davalıya ve Temsa Şirketi’ne yeniden 10.03.2011 tarihli ihtarname gönderilerek gizli ayıp nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesinin istenildiğini, Temsa Şirketi’nin talebin reddedildiğini bildirdiğini belirterek ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini aynen ifa mümkün değil ise İİK 24.maddesi uyarınca işlem yapılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; aracın distribütör firmasının aracı incelediğini ve araçta ayıp olmadığını davacıya bildirdiğini, ancak davacının bunu kabul etmek istemediğini, ayrıca ayıp ihbar süresi ve şekline uyulmadığını, garanti süresinin de ayıp ihbar süresini ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temsa Şirketi vekili 07.10.2011 havale tarihli dilekçesinde; davaya feri müdahale talebinde bulunduklarını belirtmiş, ayrıca davacının ayıp ihbar süreleri ve şekline uymadığını, davaya konu aracın arazi aracı olması nedeniyle kendi yeteneği ile orantılı sesler çıkarabildiğini, bunun arıza göstergesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; bilirkişi raporu ile araçta gizli ayıp olduğunun tespit edildiği, ayıp ihbarının da süresinde yapıldığı, kaldı ki garanti süresinin de henüz dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu araçta gizli ayıp bulunduğu tespit raporunda belirtilmişse de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda araçta ayıp bulunup bulunmadığı, araç ayıplı ise bu ayıbın gizli ayıp olup olmadığı konusunda açıklık bulunmamaktadır. Mahkemece konusunda uzman bilirkişi kurulundan araçta ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp var ise bu ayıbın imalat hatasından mı yoksa kullanım hatasından mı kaynaklandığı konusunda rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan yönler gözetilmeden Yargıtay denetimine elverişli olmayan rapor esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.