Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13945 E. 2013/4713 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13945
KARAR NO : 2013/4713
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği, davalı şirketin müvekkilinden satın aldığı ürünlerinin bedelinin ödenmesini temin etmek için dava dışı bir şahıs adına kayıtlı taşınmaz üzerine 120.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin ödemelerini aksatması üzerine bakiye 23.980,04 Euro borcunu ödemesi aksi halde ipoteğin paraya çevrileceği ihtarını içeren ihtarname keşide edilerek gönderildiğini, buna rağmen borç ödenmeyince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazı ile takibin durduğunu, itirazdan sonra davalı tarafça kısmi ödemeler yapıldığını ancak icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına göre müvekkilinin bakiye 11.606,56 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın faize ve faiz oranına itirazının da haklı olmadığını, zira ipotek metninde %100 faiz tahakkuk ettirileceğinin hüküm altına alındığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki en son alışverişin 12.02.2009 tarihinde olduğunu, 2006 yılının ortalarından itibaren davacıdan 342.274,00 Euro’luk mal alındığını, malların bedelinin genellikle çekle ödendiğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra da bir kısım borcun çek ile ödendiğini, müvekkilinin icra giderlerini de ödemesi nedeniyle tüm ödemelerin aldığı mal miktarından fazla olduğunu, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ tarihi itibariyle müvekkilinin 2.500,00 Euro borçlu olduğunu, bu borcun da haricen davacıya ödendiğini,gecikmiş ödemelerde faiz işletileceği hüküm altına alınmasına rağmen davacının hiçbir zaman faiz farkı talebinde bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin ipotekle ilgisinin olmadığını, bu nedenle takibin de usulsüz olduğunu, davacının zorunlu değil iken icra dosyasına bildirdiği ödemeler nedeniyle ödediği harcı da müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, talep edilen faiz oranının da yüksek olduğunu, ayrıca davacı şirket görevlisi tarafından gönderilen 30.04.2010 tarihli elektronik mektupta müvekkil şirketin davacı şirketten 316,96 Euro alacaklı olduğunun bildirildiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve özellikle hükme esas alınabilecek düzeyde bulunan bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre; davacının alacağını tahsil amacıyla davalı hakkında icra takibi yapmakta haklı olduğu, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının 2.502,98 TL alacağının bulunduğu, asıl alacağa takip talebindeki faiz oranı üzerinden faiz uygulanması ve alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.