YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14057
KARAR NO : 2012/17391
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişkisinin bulunduğu … Mermer Ticaret’in sahibi davalı …’a yaptırılacak işler karşılığında avans olarak verilen takibe konu 02/05/2008 keşide tarihli çekin ödeme gününde elden ödendiği halde müvekkiline çekin kardeşi İbrahim Boztaş’ın kasasında olduğundan bahisle iade edilmediğini, söz konusu çekin ciro edildiği … tarafından 29/07/2008 tarihinde müvekkilinin iş yerine gelerek haciz yapılması nedeniyle müvekkilince haciz baskısı altında tekrar ödeme yapıldığını, çekte keşide tarihi üzerinde tahrifat yapıldığını, çeki ciro yolu ile devralan diğer davalı …’ın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ve çekin iptaline, müvekkili lehine %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davalı müvekkilinin iyi niyetli 3. şahıs olduğunu ve çeki alacağına karşılık ciro ile aldığını, davacının imzaya bir itirazının olmadığını bu nedenlerle davanın reddini ve davacının %40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı … 02/03/2009 tarihli celsedeki beyanında; dava konusu çeki bu hali ile davalı …’tan alacağına karşılık aldığını, daha sonra davalı …’a araba alışveriş takası sırasında ciro ettiğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …’a usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davaya konu çekin ön yüzündeki keşide tarihi 02/08/2008 iken keşideci davacının imzası ile onaylanmadan 08/08/2009 yapılmak suretiyle çekte keşide tarihinde tahrifat yapıldığının Mersin 1. İcra hukuk mahkemesinin kesinleşen 17.09.2009 tarihli ve 2008/672 esas – 2009/697 karar sayılı kararı ile anlaşıldığı, çek süresinde bankaya ibraz edilmediğine göre çek hamilinin ya akdi ilişkiye dayalı olarak tahsil davası ya da TTK 730/14 bendi yollaması ile aynı Yasa’nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, ancak Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2004/5959 esas 16090 karar 08/11/2004 tarihli ilamında da belirtildiği üzere çeki ciro yolu ile elde eden hamilin sebepsiz iktisap davası açabilmesi için çekin kanuni unsurlarını taşıması gerektiği, ayrıca davacının defterlerinde yapılan incelemeye göre dava konusu çek bedelinin davalı İbrahim Boztaş’a ödendiği gerekçesiyle icra takibine konu çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline, takip kötü niyetli olmadığından davacının tazminat isteminin reddine dair karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, avans olarak verilen çek bedeli elden ödendiği halde takipte tekrar ödenmesi nedeniyle söz konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çekin iptali istemine ilişkindir. Menfi tespit davası İİK’nın 72/VII. Maddesi gereğince borçlu olunmadığına inanılan borcun ödenmesinden önce açılmalıdır. Aksi halde borç ödendikten sonra menfi tespit davası açılamaz. Bu durumda açılacak dava istirdat davasıdır. Somut olayda davacı tarafın icra takibinde 29.07.2008 tarihli haciz tutanağı ile icra veznesine dava konusu çek bedelini 13.132,00 TL. Olarak ödediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının borçlu olmadığı halde ödemek mecburiyetinde kaldığı paranın geriye alınması için İİK’nın 72/7. maddesi gereğince istirdat davası açması gerekirken, menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı ve hukuki yararın dava koşulu olduğu gözetilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.