YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14134
KARAR NO : 2013/2634
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … ile … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin asıl borçlu … Tekstil Ltd.Şti.lehine verilen 04.08.1997 ve 05.08.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine kefil olduğunu, kefil olunan bu borcun tamamen kapatılmasına rağmen müvekkilinin muhatap bankanın Toptancılar Şubesinde vadeli mevduatının dondurulup üzerine tedbir konulduğunu, müvekkilinin hiç imzası bulunmayan … Tekstil Ltd.Şti.ne verilen 19.08.1998 tarihli döviz kredisi borcu nedeniyle bu işlemin yapıldığını ileri sürerek müvekkilinin 16.04.2004 tarihli ihtarnamede istenen 444.445.842.656 TL.bedelden borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bayındırbank …vekili, …nin davacının kefil olduğu … Tekstil Ltd.Şti.nden olan alacaklarının 08.04.2002 tarihli alacağın temlik sözleşmesi ile … Sigorta Fonu’na devredildiğini, davanın …’ye ihbar edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı … vekili, Toprakbank …nin külli halefi olan …nin halen tüzel kişiliğinin devam ettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 30.11.2001’de aldığı karar gereğince …’ın yönetim ve denetiminin …’ye devir edildiği, 26.09.2002 tarihli BDDK kararı ile …nin tüzel kişiliğinin sona erdirilerek Fon bünyesindeki … …ye 30.09.2002 tarihi itibariyle devir edildiği, 08.04.2002 tarihli Alacak Temliki Sözleşmesi ile borçlu … Tekstil Ltd.Şti.nezdindeki alacakların …’ye, 20.02.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile de RCT Varlık Yönetim …ye devredildiğini, davacının kefil sıfatı ile imzası bulunan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tamamen ödendiği, borcun kaynağı genel kredi sözleşmelerinde davacının imzasının bulunmadığı, yeni kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminatın koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme kararında davalı olarak … ile …, temlik alan sıfatı ile de RCT Varlık Yönetim …gösterilmiş kararın hüküm fıkrasında davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından yapılan yargılama
giderleri ile davacı için takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine biçiminde hüküm oluşturulmuştur. Davada birden fazla davalı olduğundan hükümdeki “davalıdan” sözcüğü ile kimin kasdedildiği belli değildir. Bu hali ile hüküm infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Oysa HUMK.nun 388 (HMK.297).maddesi uyarınca hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Temyize konu yerel mahkeme kararı anılan yasa hükmüne uygun tesis edilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.