Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14164 E. 2013/3162 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14164
KARAR NO : 2013/3162
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten mal satın aldığını, bu mallara ilişkin faturaların davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalının kendi defterlerine kaydedip indirimli vergisini de ödediği faturaların bedellerini ödemediğini, bu nedenle Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü’ nün 2008/15089 sayılı dosyasından davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibe ve davaya dayanak yaptığı faturaların gerçek bir ticari ilişkiyi yansıtmayıp naylon fatura olduğunu, zira tüm faturaların 2008 yılı Mart ayı içinde daha önceden hiç ticaret yapılmamış bir firma tarafından kesintisiz kesilmesinin de bunun bir kanıtı olduğunu, sevk irsaliyelerinde imza bulunmamasının malların teslim edilmediğini gösterdiğini, davacının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğinin tespit edildiğini, 2008 yılı alışlarından bu tutarın tenzil edilerek düzeltme beyannamesi verilmesinin müvekkiline Marmara Kurumlar Vergi Dairesi tarafından bildirildiğini ve müvekkili tarafından da düzeltme beyannamesi verilerek KDV farkının gecikme cezası ile ödendiğini belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı, taraflar arasında gerçek bir mal alım satımı yönünde ticari bir ilişki bulunmadığını, davacının sahte ve muteviyati itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğini, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını iddia etmiş ve ticari defterlerini incelemeye ibraz etmemişse de, faturalarını defterlerine işlediği, vergi dairesine mal alım formlarını düzenleyerek verdiği, davalının işbu dava açıldıktan sonra Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, davacı hakkında icra takibi ve dava tarihinde başlatılmış idari veya cezai bir soruşturma bulunmadığından ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş ve sahibi lehine kesin delil vasfına da haiz olması nedeniyle, davacı iddiasına itibar edilerek davanın kabulü ile, davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü’ nün 2008/15089 sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 109.240-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takipteki gibi işleyecek yasal faizi ile takibin devamına, alacak likit ve hesaplanabilir kabul edilmekle, hükmedilen 109.240-TL asıl alacağın % 40′ ı olan 43.696-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davaya konu icra takibinde %27 ticari avans faizi talebi mevcuttur. Taraflar tacir olduğundan davacı alacaklının 3095 S. Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi isteyebileceği gözetilerek, takip tarihindeki avans faizi oranı T.C. Merkez Bankası’ ndan sorulup saptanarak takipten itibaren belirlenecek avans faizi oranına hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.