YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14303
KARAR NO : 2013/2189
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının talebi üzerine fiyat ve ödeme koşullarını ve ödemede kur farkının dikkate alınacağını belirten 10.08.2008 tarihli belgenin davalıya gönderildiğini ve tarafların sac alışverişi konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereği 12.09.2008 ve 26.09.2008 tarihli faturalar ile malın davalıya teslim edildiğini, faturalara USD olarak karşılığının ve düzenlendiği günki döviz kurunun yazıldığını, ödeme olarak çek alındığını, ancak davalının başka bir ödeme yapmadığını, böylece müvekkilinin döviz ödeyerek aldığı malların teslim tarihindeki bedeli yerine daha sonradan düşmüş olan döviz kuru üzerinden ödeme nedeniyle zararının olduğunu, davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen kur farkının ödenmemesi üzerine, Çatalca İcra Müdürlüğü’nün 2009/3464 sayılı takip dosyasından davalı hakkında takibe geçtiklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya bahse konu alışveriş nedeniyle vade farkı ödediğini, ancak taraflar arasında kur farkına dair bir anlaşmanın ya da mutabakatın olmadığını, tarafların edimlerini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin yerine getirmiş olduklarını, fatura üzerinde yeralan USD ve kura ilişkin kaydın tamamen hesap amaçlı açıklayıcı bir kayıt olduğunu, faturalarda kur farkının talep edilebileceğine dair bir kayıt bulunmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40′ dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı satış faturaları bulunmaktaysa da, cari hesaplarda herhangi bir kur farkı faturası kaydına rastlanmadığı, bu nedenle hangi tarihler ve miktarlar üzerinden fark talep edildiğinin açık bir şekilde belirlenemediği, oysa kur farkı talep edilebilmesi için öncelikle yazılı bir sözleşmenin bulunması gerektiği, arada kur farkı uygulanması ile ilgili teamül bulunması halinde de kur farkı talep edilebileceği, ancak davacının buna ilişkin yazılı bir sözleşme sunamadığı gibi taraflar arasında kur farkı uygulandığına dair bir teamülün varlığının da saptanamadığı belirtilerek, davanın reddine ve davalı vekilinin kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.