Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14314 E. 2012/18891 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14314
KARAR NO : 2012/18891
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen 02.11.2010 tarihli ilk hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2011/4918 E-2011/14066 K. sayılı 16.11.2011 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında ” Mahkemece hükme esas alınan … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/179 E, 2005/527 K sayılı kararında tek makine hakkında açıklama mevcuttur. Ayrıca mahkemece alınan 4.2.2010 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının 3. bendinde; “…üç kiloluk enjeksiyon makinesinin … Asliye Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davasına konu edilmediği ve aynı makinenin 28.3.2005 tarihinde davalıya alacağına mahsuben ihale edildiği…” belirtilmiş; 4. bentte de bu makinenin bedelinin talep edilebileceği yolunda görüş bildirilmiştir. Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir (HMK m.303,I). Bu hüküm HUMK’un 237,II hükmündeki“Kaziyei muhkeme, ancak mevzuunu teşkil eden husus hakkında muteberdir” ifadesinin daha açık ve anlaşılır şekilde yazılmış hâlidir. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir. Öte yandan … Asliye Ticaret Mahkemesindeki dava 21.4.2003 tarihinde açılmış olup, davacı tarafından 12.1.2005 tarihinde ıslah edilmiştir. Davaya konu makinenin ihale tarihi ise 28.3.2005’tir. Mahkemece, yukarıda açıklanan yönler gözetilmeden kesin hüküm olarak kabul edilen Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşme tarihi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak bozma ilamında belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Anayasanın 141/3. maddesi bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır,” buyurucu hükmünü içermektedir. HUMK 388 ve HMK 297 maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Temyiz konusu kararda dairemiz bozma ilamına göre davanın kabulü sonucuna varıldığından söz edilmiş ise de hangi maddi vakıanın hangi hukuki sebeple davacıyı haklı gösterdiğine karar yerinde temas edilmemiştir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.Öte yandan mahkemece hükme esas alınan makine mühendisi . tarafından hazırlanan kök ve ek raporlarında, dava konusu olmayan. marka . seri numaralı 5 kg’lık enjeksiyon makinesinin değer tespitinin yapıldığı ve anılan rapora davalılar vekilince gerekçeleri gösterilmek suretiyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkeme, … bu davaya konu . marka .seri numaralı üç kiloluk enjeksiyon makinesi üzerinde davalıların itirazlarını karşılar ve Yargıtay denetimine elverir mahiyette, detaylı inceleme ve değerlendirmeleri içeren yeni bir rapor aldırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve analiz içermeyen bilirkişi raporu dayanak yapılmak suretiyle karar verilmesinde de isabet görülmemiştir.SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1 no.lu bend uyarınca davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.