Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14399 E. 2012/18892 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14399
KARAR NO : 2012/18892
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teslimi yapılan mallar karşılığı düzenlenen 15.03.2008 tarihli 706.14 TL bedelli ve 18.03.2008 tarihli 5.802,67 TL bedelli 2 adet faturadan ödenmeyen 6.261,17 TL bakiye alacağın yanısıra önceki dönem faturalardan kalan ödenmemiş vade farkı alacağı olmak üzere toplam 15.863,77 TL borcun olduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazının iptali ile takibinin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, vade farkı talebinin haksız olduğunu, talep edilen faiz oranının da kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava ve takip konusu 2 adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacıya 6.261.18.TL. borçlu göründüğü, borç mutabakat belgesinde de bu miktarın kabul edildiği, vade farkı ödeneceği hususunda taraflar arasında sözleşme veya teamül bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe vaki itirazının 6.261,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 6.261,00 TL alacak üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine, reddolunan kısım üzerinden % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının temyizi aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatı yönündendir. İİK.nun 67/II maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse diğer tarafın istemi üzerine kötü niyet tazminatına mahkum edilir. Somut olayda davacı alacaklının takibinde kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. md. uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1 no.lu bend uyarınca davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendin 2. cümlesinde yer alan “reddolunan kısım üzerinden %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine” şeklindeki cümlenin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.