Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14479 E. 2013/3145 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14479
KARAR NO : 2013/3145
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının bayilik kapsamında davalıya 120 adet 40 litrelik oksijen tüpü teslim ettiğini, davalının bayilik sözleşmesini feshettiğini, davalıda kalan tüpler hakkında çeşitli yazışmalar yapıldığını, davalı tarafından iade edilen bir kısım tüplerin davacıya ait olmadığını belirterek 45 adet 40 litrelik oksijen tüpünün aynen iadesine, mümkün olmaması halinde 15.750 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müdürüyle yapılan mutabakat sonrası davalıda sadece 7 adet tüpün kaldığını, sözleşmenin 2.maddesinde tüplerin 40 litrelik çelik ithal mal olarak niteliğinin belirlendiğini, 109 adet davacı müdürüne teslim edilen ve kargo yoluyla gönderilen 4 adet olmak üzere toplam 113 adet tüpün davacıdan alınan tüpler olduğunu, teslimin ayıplı olması halinde tüplerin kabul edilmemesi veya iade edilmesi gerektiğini, tüplerin 1988 yılından -2008 yılına kadar hurdaya çıkmasının mümkün olduğunu,tüplerin hurdaya dönüşmesinin davalıya yükletilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; tarafların inkar etmediği belgede 71 adet normal tüp, 10 adet küçük tüp, 10 adet hurda tüp iki adet Co2 tüpü ve 16 adet Rus tüpü olmak üzere toplam 109 adet tüpün davacıya teslim edildiği, 4 adet tüpün kargo yoluyla gönderildiği, protokolde ve sözleşmede davalıya teslim edilen tüplerin niteliklerinin açıkça belirtilmeyip 40 litrelik “çelik ithal malı” olarak ifade edildikleri, bilirkişi raporlarında davacıya teslim edilen 16 adet Rus tüpü olarak adlandırılan tüpler ile 2 adet CO2 ve 10 adet hurda olarak nitelendirilen tüpler arasında ekonomik değer farkının bulunmadığı, hurda tüp olarak nitelendirilen tüplerin de ihtirazi kayıtsız olarak teslim alındıkları, bu tüplerin normal tüp olarak nitelendirilen tüpler gibi ekonomik ömürlerinin tamamlandığı, bu bakımdan 10 adet küçük tüp dışında kalan ve davacıya teslim edilen toplam 103 adet tüpün aynı nitelikte oldukları, tüplerin birim fiyatının 280 TL olduğu, buna göre toplam 17 adet 40 litrelik tüpün davacıya teslim edilmediği ve bedellerinin 4760 TL olduğu, davalının 7 adet tüp bedeli olarak davacıya ödendiğini belirttiği 150 TL nin banka dekontunun sunulduğu, ancak taraflar arasında sürekli ticari ilişki bulunması nedeniyle bu bedelin iade edilmeyen tüp bedeli olduğunun ispatlanamadığı, dekontta açıklama olmadığı, 7 adet tüpün hurda değerinin dahi dekonttaki bedelden fazla olduğu, dolayısıyla 7 adet tüp bedelinin ödendiği savunmasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalıda kalan davacıya ait 17 adet 40 litrelik tüpün aynen, olmadığı takdirde 4.760 TL bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından teymiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bent kapsamında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2) Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin teslimden sonra davacı tarafından davalı bayide kaldığı iddia edilen boş tüplerin iadesi konusunda yazışmalar yapıldıktan sonra davalı 02.07.2010 tarihinde davacıya 150,00 TL ödeme yaptığını banka dekontu ile kanıtlamıştır. Bu tarih itibarıyla taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan alacak bulunmadığı dosya içeriğindeki karşılıklı yazışmalardan anlaşılmakla bu ödemenin boş tüp bedeline mahsuben yapıldığının kabulü gerekirken aksi yönde değerlendirilmesi doğru değildir.
3) Mahkemece sözleşme kapsamında olmadığı saptanan ve daha önce davalı tarafça davacıya teslim edilmiş 10 adet küçük tüpün davalıya iadesine de karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru bulunmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının (2) ve (3) nolu bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. ve 3. bentte belirtilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.