YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14480
KARAR NO : 2012/18893
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen 25.02.2010 tarihli ilk hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2011/3304 E-2011/13638 K. sayılı 02.11.2011 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında ” Takip konusu bono zamanaşımına uğramış olup bu nedenle kambiyo hukukuna ilişkin haklarını kaybeden davacı alacaklı ilamsız icra takibi yapmış bu takibe vaki itiraz üzerine … bu itirazın iptali davasını açmıştır.Davalı yanın takip konusu bonodaki imzaya herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Dava konusu bonoda davalı keşideci, davacı ise lehtar durumundadır. Bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunduğunun kabulü gerekir. Zamanaşımına uğramış olan bonolara yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabileceğinden davacı aradaki temel ilişkinin niteliğine göre Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca belirlenecek zamanaşımı süresi içinde dava açabilir ve bu davada alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. “denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı yanca, yanlar arasındaki temel ilişkinin kanıtlanamadığı, davacı tanıklarının beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğu, davacı yanca davalıya teklif olunan yeminin usulüne uygun eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Zamanaşımına uğrayan bonoya dayanarak alacak talep eden kişi temel ilişkinin varlığını ve bu ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmelidir. Davacı, 05.03.2012 tarihli dilekçesinde temel ilişkiyi borç para karşılığı bononun verildiği şeklinde açıklamış, davalı asil ise 24.05.2012 tarihli yemin beyanında, borcun ödendiğini savunmuştur. Bu durumda, somut olay bakımından ispat külfeti ödeme definde bulunan davalıya geçtiğinden davalıdan bu konudaki delilleri sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.