YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14566
KARAR NO : 2013/2175
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R –
Davacı vekili, davacının … Grup İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Aş’nin imza yetkilisi ve ortağı olduğunu, davacının şirket adına bir arazinin alım satımı konusunda malikler vekiliyle ön sözleşme yaptığını, sözleşmeye göre satış bedelinden dava dışı …’in pay almasının öngörüldüğünü, davalının …’in davalıya ait evi sattırması nedeniyle alacaklı olduğunu söyleyerek …’e hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, …’in ricası üzerine manevi baskı ve hata ile takibe konu senedi düzenleyerek davalıya verdiğini, arazinin alım satımı konusunda engellerin çıktığını, tapu devir ve ferağ işleminin senet vadesi geçtiği halde gerçekleşmediğini, senedin davalı tarafından takibe konulduğunu, haciz işlemi sırasında icra tehditi altında davalı vekiline borca mahsuben 3.000 USD ödeme yaptığını, senette malen kaydının olduğunu, ancak davalı tarafından davacıya mal veya para verilmediğini, senedin kanuni unsurlarını taşımadığını, bedelsiz olduğunu belirterek davacının senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödenen miktarın istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinden sonra davacının haciz sırasında kısmi ödeme yaptığını, daha sonra 27/07/2011 tarihinde borcun ödenmesi konusunda protokol düzenlendiğini, protokolde borcun kabul edildiğini, herhangi bir itirazi kaydın bulunmadığını, davacı ile dava dışı … arasındaki hukuki sebebin davalıyı ilgilendirmediğini, davacının dava dışı …’in borcunu üstlenerek dava konusu senedi verdiğini kabul ettiğini, üçüncü kişinin fiilini taahhüt ederek verilen senette malen veya nakden ibaresinin bir öneminin olmadığını, menfi tespit ve istirdat davasının şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine ve en az % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacı tarafın herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmeksizin davalı ile borç ödeme protokolü imzalayarak borcun tamamını kabul ile ödeme yaptığı, bu nedenle borçlu bulunmadığının tespiti ile istirdat davası açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.