Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14618 E. 2013/2654 K. 13.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14618
KARAR NO : 2013/2654
KARAR TARİHİ : 13.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların müvekkili aleyhine teminat senedi olarak verilmiş olması muhtemel bonoya dayalı olarak icra takibi yaptıklarını, bononun dayanağı olarak gösterilen bir mal alışverişinin söz konusu olmadığını belirterek müvekkilinin bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıların ticari defterlerine dayandığı, kendisinde bulunmayan delilin diğer tarafta olduğunu ileri süren tarafın iddiasının aksini davalının bonodaki malen kaydını karşılayacak ticari ilişki ve dayanaklarını usulünce düzenlenmiş defter ve belgeleri ile kanıtlaması gerektiği, verilen kesin sürede davalıların defter ve belgelerini ibraz etmediği, takip sırasında haciz tutanaklarında borca itiraz edilmeyişi, ödenmesi konusunda taahhütler verilmesi karşısında dava konusu bononun teminat amaçlı olarak verildiğinin kabul edildiği, davalıların kötüniyetli oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bono nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, takip konusu asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı takip konusu bononun teminat olarak verildiğini iddia etmiş, davalılar ise bononun dava dışı … Yapı İnş. şirketinin kira borcu karşılığı verildiğini savunmuştur.
Yazılı iddia ve savunma gözetildiğinde ispat külfeti davacı borçluda olup, davacı borçlunun söz konusu bononun teminat olarak verildiğini usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir.
Somut olayda davacı yan münhasıran davalı defterlerine dayanmamıştır. Mahkemenin bu yöndeki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. O halde yapılması gereken iş ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğu gözetilerek davacı delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.