Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14852 E. 2013/3737 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14852
KARAR NO : 2013/3737
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalılardan … vek.Av. … … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … tarafından müvekkili aleyhine Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8560 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe dayanak diğer davalının lehdar olduğunu bono altında müvekkiline atfen atılı bulunan keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8560 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine % 40’dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 11/03/2011 tarihli dilekçesinde kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu bono üzerinde müvekkiline atfen atılı keşideci imzasının müvekkiline ait olduğu kabul edilse bile dava konusu bononun hukuka aykırı yollarla ele geçirilmiş ve gerçeğe aykırı olarak doldurularak tedavüle konulduğunu, dava konusu bononun bedelsizlik hukuksal nedeniyle geçersiz olduğunu bildirerek davasını ıslah etmiştir.
Davalı …, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili tarafından diğer davalıya ev satışı için verilen paranın teminatı olarak dava konusu bononun verildiğini, ev satışı gerçekleşmediği gibi müvekkili tarafından verilen paranın da diğer davalı tarafından iade edilmediğini, bunun üzerine diğer davalı tarafından verilen bononun icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin davalı …’ya verdiği paranın bir kısmını altın bozdurmak suretiyle verdiğini, paranın verildiği tarih baz alınmak suretiyle müvekkilinin zararının takip tutarının çok üzerinde olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini ve müvekkili lehine % 40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre dava konusu senedin nakden kaydı ile düzenlendiği, ev satışı karşılığı davacıya nakit olarak ödenen paranın karşılığı olarak verildiği ve teminat senedi niteliğinde olmadığı, dava açıldıktan sonra
23/10/2009 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddi ile İİK 72/4 maddesi uyarınca alacağın %40’ı oranında 140.000,00 TL tazminatın davacı taraftan tahsili ile takip alacaklısına ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’e ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.