YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14861
KARAR NO : 2013/4278
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirkete 10 adet fatura ile yurt dışından 206.489,22 kg. iplik satıldığını, toplam 547.374,14 USD tutarındaki alacağa karşılık 416,000 USD ödeme yapıldığını, bakiye 131.347,14 USD alacağın ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili için başlatılan 2010/288 esas sayılı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan 16/1 ve 20/1 kalitesinde iplik alımı için müracaat ettiklerini ve 07.10.2009 tarihli proforma fatura ile davacının 16/1 iplik için 1.92 USD 20/1 iplik için 1.88 USD ve toplam 416,000 USD fiyat bildirdiğini, teklifin kabul edilerek peşin ödeme yapıldığını, daha sonra yapılan fiyat artışının geçersiz olduğunu ve malın tam tesliminin gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı yanca gönderilen ipliklere ilişkin faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının 131.347,14 USD alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki akdi ilişki davacı yanca davalıya gönderilen 07.10.2009 tarihli proforma fatura ile kurulmuştur.
07.10.2009 tarihli proforma fatura içeriğine göre, davacı 16/1 iplik için 1.88 USD birim fiyat ve 160.000 kg teslimatın, 20/1 iplik için 1.92 USD birim fiyat ve 60,000 kg teslimatın, toplam 416,000 USD bedel ödendikten sonra yapılacağını bildirmiştir.
Davalı taraf kararlaştırılan fiyatlar üzerinden toplam 416,000 USD tutarı davacının bildirdiği Euro hesabına 16.11.2009 tarihli banka havalesi ile proforma faturasını ilgi tutarak göndermiş ve davacı ödemeyi teslim almıştır.
Davacı ödemeyi teslim aldıktan sonra proforma faturayla kurulan sözleşme uyarınca iplikleri 24.12.2009 tarihinden başlayarak 8 partide teslimata başlamıştır.
21.06.2010 tarihli teslimat sonrası 20/1 iplik 59.898,22 kg 16/1 iplik 146.556,80 kg. aldığı dolayısıyla sözleşme ile teslimi taahhüt edilen miktar henüz tamamlanmamıştır.
Açıklandığı üzere akdi ilişki peşin ödeme ve sonrasında malın teslimi şeklinde kurulmuş, davalı peşin ödemeyi gerçekleştirmiş olup davacı ise henüz teslimatı tamamlamamıştır.
Davacının gümrük belgeleri ekine eklediği faturalarda bildirdiği birim fiyatlar akdin birim fiyat yönünden değiştirildiği anlamına gelmez Çünkü ödeme peşin olarak yapılmış ve birim fiyat kesinleşmiştir.
Hal böyle olunca davacının fiyat farkı talep edemeyeceği dikkate alınarak davanın reddi gerekirken, sözleşmenın yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
-KARŞI OY YAZISI-
Taraflar arasında iplik alım-satımı yapıldığı, proforma faturada belirtilen birim fiyat üzerinden hesaplanan toplam 416,000 USD’nin davalı tarafından davacı satıcıya ödenmiş olduğu ve davaya konu emtianın davalı-alıcı tarafından gümrükten çekildiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, satılan malın birim fiyatının proforma faturada gösterilen fiyatı mı? Yoksa mal bedeline ilişkin faturalarda belirtilen fiyat mı? Olduğu yönündedir. Bunun sonucu olarak da davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır.
Her ne kadar proforma faturada gösterilen birim fiyat farklı ise de, davacının düzenleyip davalıya tebliğ ettiği mal bedeline ilişkin faturalara davalı tarafça itiraz edilmemiş ve faturaları davalının ticari defterlerine kaydedilmiştir.
Uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK.’nun 23/2. maddesi uyarınca; “Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır.”
Somut olayda davalı, dava konusu faturalara itiraz etmediği gibi bu faturaları ticari defterlerine de kaydetmiş olduğundan fatura içeriğindeki birim fiyat ve buna göre belirlenen mal bedellerini kabul etmiş sayılır. Bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.