Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1487 E. 2012/11090 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1487
KARAR NO : 2012/11090
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı-borçlunun 29.07.1997 tarihli kredi kartı sözleşmesinin “Üyenin Fiilini Taahhüt Sözleşmesi” başlıklı kısmı uyarınca borçtan sorumlu olduğu halde kredi kartından doğan borcunu ödememesi üzerine hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, sözleşmede kefil olunan miktarın yazılı olmadığını, bu sebeple borcun tamamına itiraz ettiğini ileri sürmüş, 22.02.2011 tarihli duruşmadaki beyanında ise asıl borçlu …’a kefil olduğunu, üyenin fiilin taahhüt sözleşmesini imzalamadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının altında imzasının bulunduğu “Üyenin Fiilini Taahhüt Sözleşmesi”’nin niteliği itibariyle kefalet sözleşmesi olarak yorumlanması gerektiği, davalının borcun 70,00 TL’ lik kısmını kabul ettiği, banka ile yapılan sözleşmede kefalet limitinin kredi kartı teklif formunda 70,00 TL olarak belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine takip tarihi itibariyle davalı borçlunun icra takip dosyasına yaptığı itirazın 8,65 TL gecikme faizi, 0,43 TL BSMV yönünden iptaline, davalı açısından takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.