YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15065
KARAR NO : 2013/3235
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yaptığı finansal kiralama sözleşmeleri gereğince davalıya sözleşmelerde belirtilen malları teslim ettiğini, ancak davalının finansal kiralama bedellerini vadesinde ödememesi üzerine davalıya borçlarını 60 gün içinde ödemesi için ihtarname gönderildiğini, davalının buna rağmen borcunu ödemekten kaçındığı gibi finansal kiralama konusu malları da iade etmediğini, ileri sürerek finansal kiralama sözleşmeleri gereğince davalıya teslim edilen malların müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/725 esas sayılı dosyasında aynı konuda açtığı davanın reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının daha önce İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/725 Esas saylı dosyasında açtığı davanın mahkemece reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 23.11.2011 tarihli, 2011/3389 Esas, 2011/14507 Karar sayılı ilamı ile onandığı, hükmün kesinleştiği, ilk dava ile iş bu davanın taraflarının ve konusunun aynı olduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK’ nun 303. maddesinin 1. fıkrasında “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” denilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/725 Esas sayılı dosyasında … Finansal Kiralama A.Ş. dava dilekçesinde, davalıya Beyoğlu 48. Noterliğinden 11.08.2009 tarihli 158296 yevmiye numaralı ihtarname göndererek finansal kiralama sözleşmelerinin feshedildiği ileri sürerek finansal kiralama sözleşmelerine konu malların iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiş, mahkemece davacının 3226 sayılı Yasanın 23/2 maddesinden yararlanarak akdi ihbarsız ve önelsiz fesih edebilmesine ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve hüküm Dairemizin 23.11.2011 tarihli, 2011/3389 Esas, 2011/14507 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Halbuki davacı işbu temyize konu davada davalıya Beyoğlu 48. Noterliği’nden 18.01.2011 tarihli yeni bir ihtarname göndererek ihtarnamenin tebliğinden itibaren 60 gün içinde finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan borcun ödenmesini aksi halde sözleşmelerin feshedileceğini bildirmiştir. Görüldüğü gibi ilk dava ile iş bu davanın tarafları ve konusu aynı olduğu halde dava sebepleri aynı değildir. Mahkemece, ortada kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.