YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15090
KARAR NO : 2013/3236
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, dava dışı … icra takibine konu olan borçlarını sona erdirmek için 05.05.2010 keşide tarihli 52.000 TL bedelli hatır çekini keşide edip bu kişiye verdiğini, çekin bedelinin tahsil edilip davalıya teslim edilmesine rağmen davalının çeki icra takibine koyduğunu ileri sürerek çekten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çekin hatır çeki olduğuna ilişkin iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, çekin hamiline düzenlenmesinden dolayı çeki elinde bulunduran müvekkilinin meşru hamil olduğunu belirterek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, TTK’nun 588. ve 702. maddelerinde çeki elinde bulunduran kişinin müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağının öngörüldüğü, çekte davalının cirosunun olmaması nedeniyle ciro silsilesinin bozulduğu, davalının yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü temyiz eden davacı … vekiline 03.07.2012 tebliğ edilmiş, temyiz harcı 17.08.2012 tarihinde mahkeme veznesine yatırılmıştır. Buna göre 15 günlük temyiz süresi geçirilmiş olduğundan süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyizine gelince; takip ve dava konusu çek 05.05.2010 keşide tarihli olup davalı tarafından 15.09.2010 tarihinde ilamsız icra takibine konu edilmiştir. Takip borçlusunun süresinde itiraz etmemesi nedeniyle takip kesinleşmiş ve keşideci borçlu tarafından menfi tespit davası açılmıştır. Çek, hamiline düzenlenmiş olup ciro imzalarından birisi karalanmış, diğeri ise iptal edilmiştir. Çeki elinde bulunduran davalı, çeke dayanarak 6762 Sayılı TTK’nun 644 (6102 Sayılı TTK m. 732)’üncü maddesi uyarınca keşideciden sebepsiz iktisap hükümlerine göre alacağını talep edebilir. Dosyaya sunulan belgelerde imzası bulunmayan davalı yönünden belgelerin içeriğinde yer alan hususlar bağlayıcı değildir. Mahkemece, uyuşmazlığın 6762 Sayılı TTK’nun 644. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda(1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.