Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/15268 E. 2013/2297 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15268
KARAR NO : 2013/2297
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 13.11.2007 tarihli “yakıtmatik ve kartlı satışlar pazarlama sözleşmesi ” uyarınca müvekkili şirketin bayii olarak “yakıtmatik ve kartlı satışlar sistemini” potansiyel müşterilere duyurmak ve yeni müşteriler bulmakla görevlendirildiğini, adı geçen sistemin, sisteme dâhil olan bir istasyondan kart cinsine göre ödeme yaparak veya yapmaksızın akaryakıt veren puan toplama veya ıskonto imkânı veren bir kart yönetim sistemi olduğunu, sözleşmenin 2. maddesinde ise bayiinin hak ettiği ücretin hüküm altına alındığını ve müşterilerin …’dan yapacakları akaryakıt alımları için sözleşme süresi boyunca cironun %1’i oranında ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme hükümlerine aykırı veya davalı şirketin kurallarına ters düşen hiçbir eylem ve çalışmasının olmamasına karşın davalı yanca sözleşmenin tek taraflı olarak ve tazminatsız sona erdirildiğini, her ne kadar davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkı bulunduğu sabit ise de MK.nun 2. maddesi uyarınca bu hakkın dilendiği gibi kullanılamayacağını, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle alacaklarının ödenmesi için davalıya keşide ettiği ihtarnamelerden sonuç alınamadığını, davalının haksız fesih ile müvekkilinin elde etmeyi umduğu karı engellediği gibi geçmişe dönük alacaklarını da ödemekten çekindiğini ileri sürerek sözleşmenin imzalandığı tarihten fesih tarihine kadar yapılan çalışma ve satışlar karşılığında sözleşme ile hak edilen 10.000,00 TL alacağın ve sözleşmenin haksız feshinden dolayı müvekkilinin mahrum kaldığı kar ve diğer zararlar gözetilerek 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeye aykırı olarak taşıt filosuna sahip olmayan bireysel araç sahiplerine rastgele kart verilerek haksız kazanç elde ettiğini, kendi adına rastgele kartlar temin ederek haksız kazanç sağladığını, henüz gerçekleşmemiş ve hayali satışlar için müvekkili şirketten ciro ve komisyon taleplerinin söz konusu olduğunu ve buna benzer nedenlerden dolayı sözleşmenin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini, kaldı ki sözleşmenin 4. maddesinin 2. fıkrası gereğince ortada geçerli bir neden olsun veya olmasın müvekkilinin tek taraflı ve tamamen kendi kararına bağlı olarak sözleşme süresinin sona ermesini beklemeden 15 gün önceden ihbar etmek kaydı ile sözleşmeyi fesih hakkına sahip olduğunu, bu halde davacı bayinin herhangi bir şekilde zarar, ziyan ve tazminat veya başka bir nam altında herhangi bir talepte bulunamayacağını, komisyon alacağının sözleşme kapsamında dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde sözleşmenin feshinin düzenlendiği, sözleşmede davalının ticari defter ve belgelerinin taraflar arasındaki anlaşmazlığın çözümünde münhasır delil olarak kabul edildiği, davalının kanuna uygun tuttuğu ticari defter ve kayıtlarının kendi lehine kesin delil niteliği taşıdığı, bu durumda davalı yanca ibraz edilen iç denetici raporları doğrultusunda davacının sözleşmeden kaynaklı edimlerini tam olarak yerine getirmediği, dolayısı ile davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacının geriye dönük olarak hizmet bedeli alacağını ispat edemediği, ayrıca davacının müşterilerin davalıdan yapacakları akaryakıt alımları için sözleşme süresi boyunca cirosunun % 1’i oranında hizmet ücretinin ödenmesinin kararlaştırıldığına dair iddiasının herhangi bir dayanağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.