YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15293
KARAR NO : 2013/2688
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki davalı tarafından tahakkuk ettirilen cezanın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de davanın niteliği itibariyle bu isteğin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sistem kullanım anlaşması gereğince davalı yanca Ocak- Ekim 2010 dönemleri için sistem kullanım anlaşması ve yönetim bildirimi uyarınca bağlı olduğu fidere arıza intikal ederek kesicinin açtığı ve tesislerindeki arızalı teçhizatın yazılı uyarılarına rağmen onarılmaması/ değiştirilmemesi gerekçesi ile müvekkili şirket aleyhine toplam 918.022,52 TL ceza tahakkuk ettirildiğini, bu tutarlara ve içeriğine süresi içinde yapılan itirazlarına karşılık maddi hatalar dışında ödeme bildirim içeriğine yapılan bir itirazın ödemeyi durduramaz denilerek 15 gün içinde ödenmeme halinde gecikme zammının uygulanacağının taraflarına bildirildiğini, davalının ceza tahakkuk işlemlerinin sözleşmeye ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek toplam 918.022,52 TL bedelli sistem kullanım ceza ücreti adı altında düzenlenen faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve faturaların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ikametgahı Ankara’da olup davanın yetkisiz yerde açıldığını, sözleşme gereğince anlaşmazlıkların çözümünde öncelikle EPDK’ya başvurulması gerektiğinden mahkemenin görevli olmadığını, davanın dayanağı sözleşmenin Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesi olarak nitelendirildiği takdirde davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, müvekkili işleminin sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Hakkındaki Yasanın 5/b.o madde hükmü yine sistem kullanım anlaşmasının cezai şartları düzenleyen 10. ve 14.madde hükümleri ve bağlantı anlaşmasının 21.maddesi ile elektrik piyasasında iletim ve dağıtım sistemlerine bağlantı ve sistem kullanımı hakkındaki tebliğin 24. madde hükmü gereğince uyuşmazlığın çözümünün EPDK’ya bırakıldığı, başka bir ifade ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği ve tarafların sıfatları değerlendirildiğinde anılan yasal düzenlemeler kapsamında uyuşmazlığın çözüm yerinin EPDK olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sistem kullanım ve eki niteliğindeki bağlantı sözleşmelerinde tarafların bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin anlaşmanın hükümleri üzerinde mutabakata varamamalan halinde, anlaşmazlığın çözümü konusunda EPDK’ya başvuruda bulunabilecekleri öngörülmüştür. Bu bağlamda tarafların anlaşmanın maddeleri üzerinde mutabakata varamaması halinde anılan bu hükmün uygulanabileceği öngörülmüş, taraflara başvuru konusunda zorunluluk getirilmemiştir. Ne var ki, somut olaydaki uyuşmazlık davalı kurum tarafından sözleşmeye aykırı olarak sistem kullanım cezası adı altında tahakkuk ettirilen faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve faturaların iptali istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece, görevli olduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.