YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15471
KARAR NO : 2013/2588
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin Humana marka mamaların Türkiye’ deki yetkili firması olduğunu, müvekkili şirketin ise davalı şirketin bayisi olduğunu, aralarındaki ticari ilişki ve cari hesaba göre davalı şirketin iade alması gereken mallardan dolayı müvekkilinin davalı hakkında Mersin 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2007/3060 sayılı takip dosyasından icra takibi yaptığını, davalının takibe konu borcun sadece 1.780,95-TL’ sini kabul ederek takibe kısmi itirazda bulunduğunu belirterek, kalan alacak miktarı olan 5.283,03-TL’ lik borca ilişkin haksız itiraz iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40′ tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin yetkisiz yerde yapıldığı ve yetkili yerin Üsküdar icra müdürlüğü olduğu hususundaki itirazlarını yinelediklerini, müvekkilinin davacıya mal sattığını, satılan malların iadesini kabul etmek gibi bir zorunluluğunun bulunmadığını, bu hususun taraflar arasında yapılan sözleşmede ve satılan mal faturalarında açıkça yazılı olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin davalıya ait cari hesap ekstresinde 2.215,19-TL alacaklı görünmesine rağmen, resmi yevmiye defter kayıtlarında herhangi bir bakiyenin görülmediği, bu defter ile cari hesap ekstresindeki kayıtların birbirine uygunluk arz etmediği ve defter kayıtlarına göre davalı şirketin davacıya bir borcunun bulunmadığı, davanın yerinde olmadığı belirtilerek, davanın reddine ve davacı şirketin icra takibini kötüniyete dayalı olarak yaptığı sübut bulmadığından davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili, davacı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de, söz konusu dilekçenin temyiz defterine kayıt nosu itibariyle HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.