YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1588
KARAR NO : 2012/6262
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 05.06.2002 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan ofis satın aldığını, müvekkilinin mali yönden sıkıntıya düşüp ödeme yapamaz duruma gelince sözleşmeyi feshederek ödemelerini istediğini, sözleşme uyarınca müvekkilince ödenen tutarların 6 ay içinde iadesi gerektiği halde, davalının ödemeye yanaşmadığını alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin feshi sebeplerinin sözleşmenin 18. maddesinde sayıldığını, davacının keyfi olarak sözleşmeyi feshederek bakiye borcunu ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, sözleşmenin feshi haklı olsa bile sözleşmenin 19.2 maddesi uyarınca müvekkilinin satış bedeli toplamının %10’unu tenzil etme hakkı bulunduğunu, sözleşmenin 21. maddesi uyarınca müvekkilinin defterlerinin kesin delil olarak kabul edildiğini, davacının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekil şartlarına uyulmadan yapıldığı için geçersiz olduğu, bu nedenle davacının davalıya yaptığı ödemeleri geri isteyebileceği, sözleşmenin 19.2 maddesi uyarınca davacının 35.920 USD’nin tenzilini talep hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davalının itirazının kısmen iptaliyle takibin 372.440.730.240 TL üzerinden devamına, bu alacağa takipten itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece 28.03.2010 günlü ek kararla karar ilam harcı yatırılmaması nedeniyle davalının karar harcı yatırılmadan temyiz talebinin kabulü talebinin reddine karar verilmiş, iş bu ek karar da davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-23.07.2010 gün ve 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 18. maddesiyle Harçlar Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez. Bu durumda mahkemece verilen 28.03.2010 günlü ek karar usul ve yasaya aykırı olup anılan ek kararın bozularak kaldırılmasına ve dosyanın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının, yerel mahkemenin 4.4.2005 günlü davanın esası hakkındaki kararına karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 18.05.2000 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle 28.03.2010 günlü ek kararın bozularak kaldırılmasına; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle 4.4.2005 tarihli yerel mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.