YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15949
KARAR NO : 2013/2448
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkilinin davalı şirketten mal aldığını ve karşılığında bazen avans olarak çek verdiğini bazen de mal tesliminde ödeme yaptığını, ancak davalı şirketin verilen çekler kadar mal göndermediğini, bu arada davalının müvekkilinin verdiği bazı çekler hakkında icra takibine giriştiğini belirterek müvekkilinin bu takiplere konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına haciz baskısı ile ödenen paranın istirdatına ve davalının sebepsiz zenginleştiği miktarın müvekkiline ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vermiş olduğu 6 adet çekin 2007 yılında aldığı mallara ilişkin olduğunu, 2008 yılında verilen 13 adet çekin ise karşılıksız çıkan çeklere istinaden verildiğini, bu çeklerden 31.10.2008 keşide tarihli ve 13.000.TL bedelli çek ile 30.11.2008 keşide tarihli 13.500.TL bedelli çekin karşılıksız çıktığını, sonuç olarak davacının 2007 yılı sonu itibariyle 47.000,46.TL borçlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda bilirkişi tarafından davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede her ne kadar davacının 28.473,71.TL fazla ödemesi gözükse de bu kayıtların davacının davasını ispata yeter olmadığı, bunun için davalı defterlerinin incelenmesine ihtiyaç olduğu, bu amaçla davacı tarafa delil avansı yatırması için kesin süre verildiği, ancak davacının verilen kesin sürede bu avansı yatırmadığı mevcut delillere göre davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 15.03.2012 tarihli celsede 3 numaralı ara kararda davacı tarafa delil avansı yatırması için kesin süre verilmişse de ara kararda bahsi geçen giderin hangi delil için istendiği hususunda açık ve net bir ifadeye rastlanılmadığından ortada usulüne uygun verilmiş bir kesin mehilden söz edilemez.
Öte yandan her ne kadar mahkemece davalı defterlerinin incelenmesi için gereken delil avansının yatırılması davacı tarafa yüklenmişse de her iki tarafında kendi defterlerini delil olarak göstermesi ve 6100 sayılı HMK’nun 324.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesine göre aynı delile her iki tarafın birlikte dayanması halinde delil avansının yarı yarıya taraflardan alınacağı yönündeki hükmü dikkate alınarak ara karar oluşturulmaması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.