YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16026
KARAR NO : 2013/2393
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden, müvekkili tarafından verilmiş bulunan mallara karşılık 4 adet 3.649,00 TL bedelli faturaların satılan mallar ile birlikte davalıya teslim edildiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, davalı hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/14629 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, müvekkilinin dava konusu faturalardan dolayı alacaklı olduğunun tespitine, itirazın iptaline, alacağın faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara katılmamış ve kendisini yargılama aşamasında bir vekil ile de temsil ettirmemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/14629 esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istem ile icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
(1)Davalı adına dava dilekçesi ekli olarak çıkartılan ilk davetiyenin tebliğ olunamaması üzerine, mahkemenin 19/01/2011 tarihli celsesinde borçlu davalının itiraz dilekçesinde … Paşa Mh. 42122 Sokak No:1/A …/… olarak bildirdiği belirtilen adresine taşındığından bahisle tebligat yapılamadığının anlaşıldığı, değişen yeni adresini icra dosyasına bildirmediği gerekçesiyle Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre dava dilekçesinin tebliğine karar verilmiş, bu ara karar doğrultusunda dava dilekçesi davalının itiraz dilekçesinde belirttiği adresine TK’nun 35. maddesine göre tebliğ olunarak yargılamaya devam olunmuş ve yine yargılamanın ilerleyen aşamalarında bilirkişi raporu aynı adrese TK’nun 35. maddesine göre tebliğ olunmuştur. Mahkemece davalının mernis adresi araştırılarak, mernis adresine dava dilekçesinin tebliği sağlanmadan yargılamaya devam edilerek, davalının savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiştir.
(2) Davalı borçlu aleyhindeki icra takibine yönelik itirazında icra dairesinin yetkisiz olduğunu da ileri sürmüştür. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece, İİK’nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi isabetli değildir.
(3) Anayasa’nın 141/3. maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmü yer almaktadır. HUMK’nun 388’inci (HMK m.297), maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen kararda HUMK’nun 388’inci (HMK m.297) maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bendlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.