YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16335
KARAR NO : 2013/2255
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı-alacaklı … tarafından diğer davalı-borçlu … Ltd. Şti.’ye karşı başlatılan icra takibinde müvekkiline çıkarılan 89/1, 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, bu sebeple ihbarnamelerin iptali için icra mahkemesinde şikayet davası açıldığını, bu arada müvekkilinin banka hesabındaki parasına ve araçlarına takip dosyası kapsamında haciz konulduğunu, müvekkili ile davalı … .Ltd. Şti. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin takip borçlusu anılan şirkete borçlu olmadığının ve bu nedenle davalı-takip alacaklısı …’a da borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkiline İİK’nın 89. maddesi uyarınca açılmış bir dava ise yasal süresinde davanın açılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılmış olması halinde ise müvekkiline karşı iş bu davanın açılamayacağını, açılan menfi tespit davasının yasal süresinde açılmadığını, davacının usulüne uygun tebliğ olunan haciz ihbarnamelerine yasal süresinde cevap vermediğini, Ankara 3. İcra hukuk Mahkemesince verilen 27.11.2008 tarihli karar ile davacının şikayetinin reddedilerek tebligatların usule uygun bir şekilde tebliğ edildiğine karar verdiğini, iş bu davanın icra takip dosyasının borçlusu davalı şirkete açılması gerekirken takip alacaklısı olan müvekkiline karşı da açılmış olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle müvekkiline bu davanın açılamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin müvekkili şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, iş bu davanın açılmasında müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığından davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davacı taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı şirketin Ankara 3. İcra hakimliği’nin 2010/458 E. sayılı dosyasında yaptığı şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda davalı …’ın davacı şirkete çıkarttığı 1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 25.12.2007 olarak düzeltildiği, 1. haciz ihbarının tebliğ tarihi düzeltilmiş olup 2. ve 3. haciz ihbarları da kendiliğinden hükümsüz hale geldiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı takip alacaklısı … tarafından takip borçlusu … Ltd. Şti.ye başlatılan takipte davacıya tebliğ edilen 89/1.2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğinden haberdar olunamadığı, davalı şirkete borcun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirkete ve takip alacaklısı davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, icra hukuk mahkemesince 1. haciz ihbarnamesinin davacıya tebliğ tarihinin düzeltilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davanın reddine karar verilerek davalı … aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı taraf, davanın açılmasına sebebiyet vermediği halde aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.